Bugun...
İSLAM'DA EVLİLİK YAŞI


İbrahim Dilmaç
ibrahim@haberplatosu.com
 
 

Diyanet'e ait bir internet sitesinde eski bir fıkhî kitabından alıntı bir yazıda kız çocukların 9 yaşında reşit oldukları, başka birerdeki yine eski bir fıkhî kaynaktan alıntı bir fetvada reşit olan çocukların evlenebileceği yazıyor. Öküzün altında buzağı arayan kimi çevreler bu iki yazıyı bir araya getirip Diyanetin “9 yaşında kız çocukları evlendirilebilir” şeklinde fetvası var diye yorum yaptı. Tartışma alevlendi. Diyanet İşleri Başkanlığı kurulduğundan beri İslamin Sünni-Hanefi fıkhî geleneğe yaslanan ve tarihsel süreçte bu ekolun ürettiği tüm itikadi-kelami ve fıkhî birikime sahip çıkan bir kuramsal dini temsil etmektedir. Kız çocuklarının 9 yaşında evlendirilmesi ile ilgili fıkhî yorumların tamamı İslam Peygamberi Hz. Muhammet’in yakın arkadaşı ve ölümünden sonra ilk halife olarak seçilen Hz. Ebubekir’in kızı Ayşe ile 9 yaşında evlendiğine dair kuvvetli rivayetlere dayanmaktadır.

 

Peygamberin Hz. Ayşe ile evlendiği kesindir ancak Hz. Ayşe’nin yaşı ile ilgili yorumlar farklılık göstermektedir. Modern tefsirciler ilk siyer metinlerinde ve hadis rivayetlerinde yer alan nikâh sırasında Hz. Ayşe’nin 9 yaşında olduğu bilgisinin yanlış yorumlandığını ve esasen Hz. Ayşe’nin 15 yaşın üzerinde olduğunu ileri sürmektedir. Peygamberin yaşadığı sıcak iklimde ve o yüzyıllarda ortalama insan ömrünün 45 yaş olduğu, çocukların bugünkünden çok daha erken yaşlarda ergenliğe eriştiği bilimsel bir gerçektir. Modern ve yaygın eğitimin olmadığı tarım yada tarım öncesi toplumlarda ergenliğe erişmiş insanların hemen evlendirilmeleri son derece doğal bir durumdu. Bilimsel açıdan insan dışındaki doğadaki tüm canlıların ergenliğe yanı doğurganlık kazandığı anda hemen çiftleştikleri görülür. Yanı ergenliğe erişmiş bir insanın cinselliği yaşaması ve dolayısıyla evlenmesi bilimsel da açıdan doğaya uygundur.       

 

Kuran'da evlilikle ilgili ayetlerde evlenme yaşı ile ilgili herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Yaygın ve zorunlu eğitimin olmadığı 20 y.y. dan önceki tarım toplumlarında ergenliğe erişmiş kız ve erkeklerin evlendirilmeleri son derece doğaldı. Bunun herhangi bir dinle ilgisi de yoktu. Tarım toplumunun doğal gerekliliğinden kaynaklanan bir olguydu. Ancak endüstri devrimi ile artan eğitimli işgücü ihtiyacı eğitimin yaygınlaşmasına neden oldu. Buda evlilik yaşını ilerletti. Yanı evlilikte yaşın ileri düzeye çıkması insanlık tarihi açısından çok yeni bir olgudur. Ve bunun dinlerle bir ilgisi yoktur. Diyanet gibi İslami kurumların evlilik meselesinde bugün itibari ile absürt sayılabilecek yorumlara değişik platformlarda yer vermesi yapması 1400 yıllık fıkhî geleneği takip etmelerinden kaynaklanmaktadır. Sanayi ve sanayi ötesi topluma uygun dini yorumlar yapmak yerine bundan 1300 sene önce ki fıkhî yorumları dini nas olarak alıp kimi çevrelerce fetvaya dönüştürmelerinden kaynaklanıyor. Bundan 1300, 1400 hatta bırakın 1000 yıl öncesini 50 yıl öncesinin tarım toplumu geleneklerine göre dinden hüküm çıkarmak ve bunu nas olarak kabul etmek öncelikle Kuran ve İslam’ın özüne aykırıdır. Kimse kusura bakmasın ama halı hazırda rehber edinilen fıkhî kitapları baştan sona hurafelerle, geçmişin saçmalıkları doludur! Bundan bin yıl önceki fıkhî alimlerin dini ve dünyevi bilgileri şimdiki ilahiyatçıların hatta sıradan müminlerin dini ve dünyevi bilgileri ile karşılaştırılınca öncekiler zır cahil kalır! Bundan bin yıl önce yaşamış bir İslam alimininim şimdi hayata döndüğünü hayal edin. Bu adam çağımız için tam anlamıyla bir kör cahil olurdu. Peki bugün için kör cahil olacak bir alimin o dönemki toplumsal hayatta ilişkin verdiği fetvalar bugünkü müminleri nasıl bağlar! Diyanet gibi tüm dini kurumların aklını başına almaya ve artık bugünkü dünyaya ilişkin yeni bir İslam fıkhî inşa etmeleri gerekir. Dünün fıkhî yorumlar ve fetvalarına ilişkin kaynaklar din eğitimi açısından metot olarak yorumlanabilir eğitim sisteminde ders olarak okutulabilir ancak bugünkü sosyal şatlar dikkate alındığında uygulanması gereken nas olarak kabul edilemez. Bugünkü laik seküler hukukun temeli antik Roma hukukuna dayanıyor. Roma hukuku hukuk fakültelerinde ders olarak okutuluyor ama bundan 2000 bin yıl öncesine ait Roma hukuk içtihatları ve hükümlerine göre bugünkü mahkemeler karar vermiyor. Roma hukukunda kölelik var. Roma hukukunda ensest ilişki meşrudur. Bugün bunları meşru kabul edebilirmiyiz?

Aynen onun gibidir. İslam fıkhî da hukuktur. İslam hukuku da dönemin şartlarına göre Kuran, hadis ve Sünnetin bir şekilde dönemin sosyo-ekonomik şatlarına göre yorumlanmasıdır. Emevi ve Abbas’ı dönenlerinden oluşan hukuk bugüne doğrudan uyarlanamaz. Uyarlanırsa çağdaş dünyada absürt kabul edilen evlilik yaşı gibi saçma sapan tartışmaların içine gireriz. İslam dünyası alimleri dini hukuku bugünkü şatlara göre yeniden yorumlamalıdır. Bugün bizim devletimizde yasal olarak evlilik yaşı 18’dir. Bu İslam’a aykırı değil bizzati uygundur. Sünni gelenekte ululemre itaat vardır. Yanı Kuran’a aykırı olmadığı sürece devletin hukukuna uyma zorunluluğu vardır. Bazı uç yorumlarda devletin hukuku temel naslara aykırı bile olsa müminlerin ona uyması gerekir yorumu yapılır.

 

İbrahim Dilmaç

08.01.2018         





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI