Bugun...
Lucescu’nun Milli Takımı, Milli duygularımızı öldürüyor…


Mustafa Toygar UYAN EY TÜRK MİLLETİ
mustafa@haberplatosu.com
 
 

 

       Türkiye Futbol Federasyonunu yönetenler; Türklükten, vatan, millet, bayrak ve devletten bahsetmesinler!...

      80 milyon vatandaşın Türk Milli Takımından uzaklaştığını, “bu takımdan bir şey olmaz” diye düşündüğünü göremeyen bir federasyon…

       Şimdi, Mircea Lucescu’yu tartışıyoruz.

       Niçin?

      Adam kafamıza silah mı dayadı, zorla mı Milli Takımlar teknik direktörü oldu?

      Avrupa ve dünyada, milli takımların kaç tanesinin başında yabancı teknik direktörü var?

      Yabancı teknik direktörle başarılı olmuş bir ülke milli takımı var mı?

      Türkiye, Dünya üçüncüsü ve Avrupa üçüncüsü olurken milli takımların başında yabancı teknik direktörler mi vardı?

      Lucescu, Milli Takımın 11’inde 3 oyuncusu olan Fenerbahçe maçını değil de, aynı gün oğlunun Yunanistan’da çalıştırdığı takımın maçını seyretmeye gidiyor. Bu nasıl aidiyet duygusudur? Türk Milli Takımının başarısı adamın umurunda değil.

      Galatasaray ve Beşiktaş’ı şampiyon yapmasına rağmen, iki kulübümüzden de kovulan adam değil mi Lucescu?

      Oğlu; “Babam emekliye ayrılmıştı, Türk yetkililer geldi babamı ikna ettiler” diyor. Allah aşkına, torunları ile vakit geçirmesi gereken 75 yaşındaki bir adamla mı Türk futbolunu yeniden yapılandıracaksınız?

      Lucescu’nun, galip ve mağlup olduğu maçlardan sonra verdiği demeçlere topluca bakın ve bunları bir psikoloğa gösterin; “bunlar deli zırvası” diyecektir.

      Sadece Türkiye- Rusya maçı sonrası yaptığı basın toplantısına bakmak dahi kâfi. Adamın bir yüzüne, bir de söylediklerine bakın beynindeki yavaşlamayı görür, Türk Milli Takımının her geçen saniye kötüye gideceğini kabul edersiniz.

      Türk Milli Takımı İsveç’le oynayacağımız maçı 5-0 kazansa dahi düşüncelerim değişmeyecektir.

     Peki, bütün bunların sorumlusu kim?

      Başında büyük patron Yıldırım Demirören’in bulunduğu Türkiye Futbol Federasyonu.

     Anlıyoruz, bu makam Demirören’in başta; Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere, bakanlara ve devlet bürokrasisine ulaşmasını ve işlerini takip etmesini kolaylaştırıyor. Ancak hiç olmazsa; Türk Milletini, vatanını, bayrağını ve devletini seven liyakat ve ehliyet sahibi birkaç adamı federasyona alıp bilimsel çalışmalar yaparak Türk futboluna, Türk Sporuna katkı yapamaz mısınız?

     Milyarlarca Avronun döndüğü Türk futbolu el yordamıyla yönetilemez.

     Türkiye’nin yüzde 70’i, Avrupa’nın ise ancak yüzde 30’u genç nüfusa sahip iken şu halimize bakın.

     Kulüplerimizin mali durumları ve alt yapıları içler acısı.

     Düzgün bir kulüpler yasası çıkartılamaz mıydı?

     Kulüp yöneticilerini yaptıklarından sorumlu tutacak, alt yapılarını geliştirmek için federasyonun maddi-manevi teşvik edeceği düzenlemeler yapılamaz mıydı?

     Türk futbolunu 15 yıldır sürekli yeniden yapılandırıyoruz!!!

     Bu süreçte; Fatih Terim gönderilmiş, kurtuluş yabancıda aranmış ve Guus Hiddink getirlilmişti. Tam bir fiyasko ve “kurtuluş yerli teknik direktörde” denilerek Abdullah Avcı getirilmiş. Ancak Abdullah Avcı’ya 2 yıl dahi sabredilememiş, İmparator!! Fatih Terim’in kulisleri ve medya ayağı çok güzel çalışmış, kurtuluş Terim’de aranmıştı.

     Bizim çocukluğumuzda babamız elimizden tutar okula kayıta götürür, öğretmene; “Hocam eti senin, kemiği benim” derdi.

     İşte aynen böyle, federasyon Fatih Terim’i çağırmış; “Eti senin, kemiği benim” dercesine “futbolun patronu sensin, ne istiyorsan yap” denmiş.

“Sana promosyonlarla 5 milyon Avro civarında da para vereceğiz” denmiş. Bu para Fatih Terim’i dünyanın en çok kazanan milli takım direktörleri arasında ikinci sıraya sokmuş. Ama milli takım yerlerde sürünmüş.

      Fatih Efendiye çok para verince milli takımı uçuracak, kulüp takımlarını kurtaracak sanmışlar.

     Sistemsizlik bize mahsus galiba…

     Amerika’yı yeniden keşfetmenize de gerek yok, Avrupa’nın başarılı olmuş ülkelerini inceleyin.

     Fatih Terim 3 defa milli takımı çalıştırmasına rağmen niçin yeniden yapılandırma işlemini gerçekleştirememiş?

     Üstelik milli duygularla dolu!!! Terim çalışmadığı süreler için de federasyondan alacak talep ederek mahkemeye vermiş. Mahkeme, federasyonun, Terim’e yüklü bir miktarda tazminat ödemesine karar vermesine rağmen, Terim bu miktarı da az bularak üst mahkemeye itiraz etmiştir.

     Federasyon yine başa dönerek; “yerliyle olmuyor biz yine yabancı çağıralım” demiş. Çağırdıkları yabancı da 75 yaşındaki emekliye ayrılmış Lucescu…

     Tam bir kısır döngü…

     Üstelik Lucescu sadece 30 yıl evvel Romanya milli takımını çalıştırmış. Yani son 30 yıl kulüp takımlarını çalıştırmış.

     Lucescu; “5-6 yıl içerisinde iyi bir milli takım kuracağız” diyor.

     Ya… bu adam bizimle dalga geçiyor anlamadınız mı?

     Bizim milli takımı en uzun süreli 4 yıl çalıştıran var. Senin bir yıla kalmaz gideceğini biliyoruz da daha erken gönderilmen milli takıma önemli katkılar sağlayacaktır.

    Tamam da, tüm bunların sorumlusu kim, federasyon elbette…

 

     Lucescu’dan inciler:

 

     Lucescu’nun geldiği günden beri verdiği demeçlere bakıldığında görülecektir ki, kendisiyle dahi büyük çelişkiler içermektedir.

     Biz sadece Rusya maçı sonrası verdiği demeçlerden birkaç örnek vereceğiz.

     “Rusya maçında konfeti oyuncularımızı etkiledi”

     Bizim attığımız konfetiler Rus oyuncuları etkilemedi de bizim oyuncuları mı etkiledi? Seyircilerimizin tezahüratları da oyuncularımızı olumsuz etkilemiş olmasın!!!...

     “Ne yapabilirim kaleci yok”

     Fenerbahçe, Başakşehir, Trabzon gibi kulüplerin Avrupa deneyimli kalecilerini çağırmayan sensin. Üstelik kendi sahamızda Türk Milli Takımının 11’i dikkate alındığında yarı değerindeki Rusya’ya 3 gol attın da kaleci 5 hatalı gol mü yedi?

      “Kazanmak veya kaybetmek büyük bir sorun değil”

     Anlamadım!...Evet, kaybetmek senin için sorun değil, milyon Avroları alır, Yunanistan’a oğlunun çalıştırdığı takımın maçlarını seyretmeye gidersin. Kovulursan torunlarınla evcilik oynarken çuval dolusu tazminatını alır buz gibi yersin!..

     “Tabii rakipte avantajı fizik, ikili mücadeleleri kazanma, taktik olarak daha üstün, Rus ekibi bizde 6 km fazla koştu”

     Bunları ben mi yapacağım?  Geçmiş yıllara göre Türk Milli Takımının daha geniş bir futbolcu tercih havuzu vardır.

     “Oyuncularım kendi kulüplerinde oynamıyorlar”

     Kendi kulüplerinde oynamayan oyuncuları niçin aday kadroya çağırıyorsun? Milli takımın aday kadrosunu başkası oluşturuyor da bizim mi haberimiz yok

     “20 takımdan gelen oyunculardan kurulu bir ekibiz. Ben de 3-4 takımdan bir milli takım kurayım isterdim”

     Kuraydın elinden alan mı vardı?… Kaldı ki Rusya karşısında oynayan takım 20 değil, 6-7 sanırım. Sadece Fenerbahçe’den 3 oyuncu vardı ilk 11’de…

     “Kulüplere yabancı sınırlaması getirmezsek, milli takımda oynayacak oyuncu bulamayız”

     Sen bizimle dalga geçiyorsun. Yabancı sınırlaması varken son 10 yılda Avrupa’ya 15 oyucumuz transfer olmuşken, sınırlama kalktıktan sonraki 3 yılda 30 futbolcumuz Avrupa’nın dev kulüplerine transfer olmuştur. Milli Takımın başarılı olması için daha avantajlı durumdayız ama seninle değil…

     Üstelik hangi Avrupa ülkesinde sınırlama var? Sadece AB üyesi olmayan ülkelerden gelecek oyunculara sınırlama söz konusudur.

     Avrupa’daki durum: UEFA üyesi liglerden Almanya, Avusturya, Belçika, Galler, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İskoçya, Kuzey İrlanda, Polonya, Portekiz ve Sırbistan'da yabancı futbolculara yönelik herhangi bir sınırlama bulunmazken; Bulgaristan, Danimarka, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya ve Yunanistan liglerinde Avrupa Birliği üye ülkesi vatandaşı futbolcular yerli statüsünde oynamaktadır.

    Avrupa ülkelerinde örfi olarak milli takımlarının başına yabancı teknik direktör sınırlaması var. Ama bizde her şey tersine…

    “Kimle oynarsak oynayalım hiç olmazsa o maçın bir 20 dakikasında, yarım saatinde, bir devresinde oyuna egemenliğimizi koyalım. Maalesef bu yok.”

     Bunu ben söylemiyorum, Lucescu…

     “Diğer takımlar aynı 11’le oynuyor”

    Bak bak hala dalga geçiyor… 10 maç yaptın 10 ayrı 11 futbolcu sahaya süren sensin.

    Uzatmayalım, Futbol Federasyonu ilk defa iyi bir şey yapsın bu adamın tazminatını da vererek postalasın. Zararın neresinden dönersek kardır. Aksi takdirde Milli Takımımız boş tribünlere oynayacaktır.

     Yerli teknik direktörlerden; Abdullah Avcı, Samet Aybaba, Ersun Yanal, Rıza Çalımbay, Aykut kocaman, Ertuğrul Sağlam, Şenol Güneş ve Kemal Özdeş bir çırpıda aklıma gelen isimler. Bunların hepsi, Lucescu’dan kat ve kat fazla Türk Milli takımına katkı sağlarlar. Uyan artı federasyon…

 

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI