Bugun...
Mustafa Toygar'dan Şiirler...


Salih Serdengeçti İNSANA DAİR (POLİTİKA DIŞI)
salih@haberplatosu.com
 
 

 

    

   15 TEMMUZ FETÖ HAİNLERİNE…

 

Vatansızlar, vatansızlar…

Vatanıma göz diktiniz, vatan  sızlar

Bayraksızlar,  bayraksızlar…

Bayrağıma yan baktınız bayrak  sızlar

 

Vicdansızlar, vicdansızlar…

Milletime kurşun sıktınız, vicdan  sızlar

Ezansızlar,  ezansızlar…

Ezanımı tahrif ettiniz ezan  sızlar…

                    Mustafa TOYGAR

 

ÖYLE KAL BEBEK

 

Bir damla süte eyvallah diyen bebek

Büyü de gör bir, ne hale geleceksin!

Şu an bir bebeksin, ruhun bir melek

Büyü de gör, en çoğuna az diyeceksin!

 

Çalıp-çırpmayı büyük kazanç sanacaksın!

İmanını bilmem kaç paraya satacaksın!

Daha çok derken, günaha saplanacaksın!

Büyüdükçe batacaksın, öyle kal bebek!

 

O güzel kalbini fırlatıp atacaksın!

Kendini, nefsine kul köle yapacaksın!

Belki Karun gibi zengin de olacaksın!

Ancak temiz kalamayacaksın, öyle kal bebek!

 

Dertsiz tasasız ne güzel eğleniyorsun

Sağlıklısın, bak ne güzel gülüyorsun

Kalp diliyle,  Yaradan’a şükrediyorsun

Büyüdükçe kirleneceksin, öyle kal bebek!

 

Hırsın, ihtirasın senden de önce büyür!

Battığın çirkef,  sana gül gibi görünür!

Tüm insani değerlerin yerlerde sürünür!

Beni bir kez daha dinle, öyle kal bebek

                        Mustafa TOYGAR

 

KARDEŞLİĞİMİZ BOZULDU

 

Türkmen, Kürt, Laz, Çerkez ekmeğimizi bölüştük biz..

Bize bir fitne sokuldu, kardeşliğimiz bozuldu…

Cepheden cepheye, sırt sırta savaştık hepimiz

Bize bir fitne sokuldu, kardeşliğimiz bozuldu..

 

Türkülerimiz, şarkılarımız birdi bizim

Amcamız Türkmen ise de, yengemiz Kürt’tü bizim

Tarlada, fabrikada birbirine karıştı terimiz

Bize bir fitne sokuldu kardeşliğimiz bozuldu

 

Albayrağ’ın gölgesinde ezandı ortak sevincimiz

Bir ikinci dilimiz olsa da ortaktı Türkçemiz…

Bayramlar, düğünler, ortak değil miydi kederimiz

Bize bir fitne sokuldu, kardeşliğimiz bozuldu.

 

Etnik kimliği inkâr, aslını inkârdır bilirim

Dedelerimiz de; Türkmen, Kürt, Çerkez’di

Ama hepsinin şiarı da Türklüktü onu da bilirim.

Bize bir fitne sokuldu, kardeşliğimiz bozuldu

 

Velhasıl; derdimiz, tasamız ve sevicimiz birdi bizim

Uğruna savaştığımız, şehadet şerbetini içtiğimiz,

Vatanımız, bayrağımız, devletimiz birdi bizim

Bize bir fitne sokuldu, kardeşliğimiz bozuldu..

 

Kardeşliğe ihanet edenedir elbet bu sözüm

Vatana, millete, bayrağa ihanet edenedir

Kâfire maşa olanadır elbet bu sözüm

Bize bir fitne sokuldu, kardeşliğimiz bozuldu…

                         Mustafa TOYGAR

 

ÇOCUKLUĞUM

 

Çocukluğum sihirli bir dünyaydı,

Babam iki katlı ahşap evimizde,

Biz mesut oldukça bahtiyardı.

 

 Mütevazı olduğuna bakmayın siz,

 Ahşap ev saraydı gönlümüzde.

 Hakiki saadeti o evde yaşadık biz.

 

 Şafak söker, uyanırken beşeriyet

 Merhum babam için başlardı maişet.

    

 Biz evin şimalinde koşup oynardık,

 Çelik-çomak, bazen de çamurdan oyuncak,

 İlkbahar’da uçurtmalar mutlak uçacak.

 

Avlusu evimizin mutena yerlerindendi.

Akasyanın gölgesinde dinlenirken,

Serin, serin bir meltem eserdi.

 

Bir yanda susamlı tandır ekmek pişerken,

Sıkmanın kokusu mahalleye sinerdi.

 

Elinde marul yerken babam,

İnekleri sağardı anam.

 

 Akşam olunca avluda başlayan sohbet,

 Gece yarılarına devam ederdi bereket.

    

 O vakitler televizyon mu vardı

 Anam ne güzel masallar anlatırdı.

     

 Komşu gezmelerine bayılırdım,

 Bir de Gülizar teyze vardı ki,

 Dilinden bal akardı sanki

  

 Babamı dinlemeye doyum olmazdı,

 Kalplerimiz maziyle dolar taşardı.

                       Mustafa TOYGAR

 

 

BABAM-1

 

Acı bir haber,  yüreğimi hançer gibi delen

Heyhaat! Takdir-i ilahiydi tecelli eden

Babamdı, beklenmeyen anda uçmağa giden

Biçare ağladım, vah ki bana, ne gelir elden.

 

Gönülden gönüle akan bir seldi sevgimiz,

Nice yıllar hasret biter diye bekledik biz

Gurbete “bir mola” deyip kavuştuğumuzda

Baba-oğul sabahlara dek sürerdi sohbetimiz

 

Zaman zaman bu kavuşmalardı tesellimiz

Ne gurbet, ne hasret bitmedi, tükenmedi,

Bitip tükenen hayallerim oldu… hayallerim…

Takdir Yüce Allah’tan, en büyük tesellimiz.

 

Şimdi hatıralar canlanır bir bir gözümde

Nerde onunla geçen o güzel günler nerde

Eriyip gitti mi, gülen çakır gözlerinde

Ben artık maziyi yaşıyorum düşlerimde

                             Mustafa TOYGAR

 

NİSA’NIN ARDINDAN

 

Ömür kısaydı, kısa olmasına,

Güller solardı, solmasına,

Ama sen goncaydın be gülüm

Yazı bekleseydin hiç olmazsa

 

Hayat, biraz uzun biraz kısa,

Kimine uzun kimine kısa

Kısası sana mı düştü be gülüm

Hayat, biraz uzun biraz kısa

 

Gidişinle yürekler dağlandı

Tüm dostlar karalar bağladı

Bülbüller figan edip ağladı

Çok erken değil miydi be gülüm

                        Mustafa TOYGAR

(Halamın torunu, Nisa Dönmez’in 18 yaşında trafik kazasında

Aramızdan ayrılması sonrası yazıldı)

 

 

 

BİLMİYORUM

 

Seviyorum,

Sonu bir gün hüsranla,

Bitse de…

 

Özlüyorum,

Senden ayrı zamanın,

Zerresinde…

 

Biliyorum,

Hayalin yeter bana,

Görmesem de..

 

Bekliyorum,

Bir tesellidir belki,

Sözlerinde…

 

Unutamıyorum,

Unuttuğum yüreğim,

Gözlerinde…

 

Ümidimi kaybediyorum,

Bilmem çaresizlik mi?

Belki de…

 

Kıvranıyorum,

 Ölümsüz bu aşkın,

 Pençesinde…

 

Düşünüyorum,

Teselli olur muyum?

Busenle…

 

Ölüyorum,

Seni sayıklar dilim,

Son nefesimde…

     Mustafa TOYGAR





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI