Bugun...
Unutmak ve Tecrübenin Nimetleri


Selda Cansever SOSYOLOG
selda@haberplatosu.com
 
 

 Hatırlamanın bir nimet olması gibi, unutmak da bir nimettir...

Çoğu kez unuttuğumuz bir nimet. Hatırlarız. Vefayı, annemizin bize sarılmalarını, eğer kaybetti iseniz anneniz ya da babanızın hasret kaldığınız kokusunu, sesini... Annemiz, babamızla ve kardeşlerimizle geçen güzel günleri. Hatırlarız işte. Hatırlanacak ne varsa... İyi kötü her şeyi. Hatırı kuvvetli kişiler için bir önemi vardır "hatırım için" nazının. Hatırlarız bir fincan kahveyi, bize ilk duayı öğreten dudakları, ilk harfleri öğreten öğretmenleri, ilk göz ağrısı evladı, ilk adımı, ilk mutluluğu... Hatırda kalır bunlar. Hatır işte bu açıdan gönülle eş anlamlı olur. Hafıza ile yakın anlamlı olan "Hatır" kelimesinin Kalple eş anlamlı olan "Gönül" kelimesine en yakın olduğu an da o andır. Hatır, gönül eş anlamlı olacak kadar yaklaşır birbirlerine. Öyleyse hatır, gönlün hafızasıdır demek doğru olur o vakit. Bazen bir fotoğraf kalır hatırda, bazen bir ufak hatıra, bazen bir parfümün kokusu... Gönlün hafızasında kalan her şey hatıradır. Hatıra eğer anımsattığı duyguları özlemle birlikte hatıra getiriyorsa ızdırap olur. Hatıralar o vakit acıdır, yeis sebebidir. Hatıra o vakit hatırda bir yaradır.

İşte o an, unutmanın nimet olduğu anlardır. Unutmak denen nimeti o an anlarız. Yapılan bir araştırmada en mutlu insanların, hafızası en zayıf insanlar ile hatır duygusu en zayıf olan insanlar olduğu öne sürülmüş. Bir kaç bin denek üzerinde de ispatlanmış. Bir kimse ne kadar az hatırlıyorsa ve ne kadar az nostaljiye eğilimli ise yaşadığı andan o kadar zevk alırmış. İşte mutluluğun en ciddi aktörü de o kimseler oluyor.

Evladını kaybeden kimselerin acısı, annesini kaybeden evladın acısı, vücudunun bir uzvunu ya da bir duyu organını kaybeden bir insanın acısı işte hep unutmak nimeti ile hafifleyen acılardır. Aldatılan kişi içinse unutmak sadece huzurlu bir hayat için karşıdakine şans vermektir. İhanet de unutulmaz tabi ama dillendirilmez de. Gurur yarası hiç bir acı unutulmaz. Hatırda tutulur yani gönlün hafızasında. Unutmak kaybı geri getirmese de acısını alır bedenden... Vücudunun bir parçasını kaybeden kişi her gün eski sağlıklı günlerini hatırlıyor ise nasıl unutur acısını? Ama kişi hatırlamaya eğilimli olmasa varsın kaybettiği parçası vücudunun bir kısmı olsun çok da takmaz bunu. Hatırda tutulan şeylerdir insana acı veren. Bu kimi zaman bir paranoya sebebi olur, deli eder insanı.

 Devletinin eski sınırlarını unutamayan liderler çıkarmamışlar mıdır dünya savaşlarını?

Hatırda tutulan vatanınsa Unutmak ihanettir. Hatırda tutulan başkasının vatanı ise, hatırlamak cinayet sebebidir.

Bir de tecrübe vardır tabi. Tecrübe, hayatın size kel kaldıktan sonra tarak vermesidir derler... işte kel kaldığı halde bile cebinde tarak taşıyanın komik durumundan koruyan şeydir bizi unutmak, bu bir nevi kaybettiklerimizi kabulleniş ve acıları ile yaşamayı öğrenmemizdir.

Tecrübe, hatırda kalan unutmak istediğimiz ya da istemediğimiz her şeyden yaşama dair çıkarılan derslerdir. Kitabi açıklamasıdır bu sadece.

 Gerçekte tecrübe bilginin bir becerisi, tecrübe hatalara verdiğimiz isim, ailede diğer kardeşlerle beraber standart şekilde aldığımız derslerin gerçek hayatta aldığımız "özel dersleri" hükmünde kafaya daha iyi giren şeklidir. Tecrübe başınıza gelenler değil, başınıza gelenlerden çıkardığınız derslerle hayatınızda yaptıklarınızdır. İki dakika öncesinde öğrencisi olduğunuz bir konunun iki dakika sonra öğretmeni olmanızı sağlayan durumdur. Tecrübenin düşmanı ise musibetlerin verdiği dersleri unutmaktır.

Unutmak Allah'ın en güzel nimetlerinden. Yoksa çekilir hali mi vardır her gün evladını birilerinin kahvaltısına gönderen kümes hayvanı için? Unutmak olmasa, çekilir bir yanı mı vardır bir kavanozluk suyun balık için? Her altı saniyede bir yeniden keşfeder kavanozu, onun için okyanus olur o vakit o minicik birikim.

Unutmak beynin uykusu, unutmak hafızanın emekliliği, unutmak hatır sahibinin zindanına atılan bir anahtar, unutmak beynin sessizliğinde bir huzurlu damar...

 Gördüğümüz en acı anı, yediğimiz ilk tokadı, ilk acımızı, kaybedilenin taze yarasını unutturan sırf zaman değildir. Allah'ın verdiği ve adını koyamadığımız bir nimettir.

Hatırınızda vefa ve güzellikler, unuttuklarınız ise acı veren pişmanlıklarınız olsun. Pişmanlıklar ve hatalardan çıkarılan dersler akılda kalsın, ama acıları değil.

Unutmak nimetse, gerektiği her yerde, Allah üzerinize bol kılsın. Hatır ve unutmak arasında doğru yerde olmanız ve hakkını vermeniz dileği ile…





YORUMLAR
7 Yorum

Türkan
19-03-2017 01:23:00

Güzel gerçekten çok doğru. Unutuyorsak nimet. Unutamıyorsak ne?

berfu
24-02-2017 08:27:00

Güzel olmuş. Okutuyor.

Güven Arda
07-02-2017 02:24:00

unutuyoruz unutmak istemeden unutulmamaya namzet güzellikleri anne sütü gibi tatlı onca şey dilimizden kayboluyor beraber tadıyla.

günay
05-02-2017 00:12:00

gerçekten yazınız mükemmel sizi kutluyorum efendim. unutmak nimetini iç bilmiyor ve unutmamamız gereken o kadar şeyi unutuyoruzki. güner tupaç kadirliden selamlar.

Nur Durukan
03-02-2017 22:16:00

Güzel bir yazı. Unutmak istemediklerimizi unutmak ne oluyor bunuda okurken düşündüm

ESİN ŞEKER
03-02-2017 16:33:00

"Hatırda tutulan vatanınsa Unutmak ihanettir. Hatırda tutulan başkasının vatanı ise, hatırlamak cinayet sebebidir" TAM SLOGANLIK OLMUŞLAR ÇOK İYİ

dürdane küncük
03-02-2017 16:23:00

rabbimin verdiği bu beyinde bizim sonradan eklediklerimiz dışında ne haslet varsa hepsi nimet gerçektende

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
YUKARI