Tek şartımız Fethulahçı olmamak mı?
Paralel Yapı'nın topluma verdiği zarara, itikadi bozukluklarına dikkat çeken gazeteci yazar Erem Şentürk, 'Paralel ile mücadele' adı altında 'iş tutulan' kişi ve gruplara da da dikkati çekiyor. Şentürk, 'Paralel ile mücadele' adı altında, AK Parti ile ve dindar insanlarla kanlı bıçaklı güruhla 'iş tutulduğuna' dikkat çekerek uyarıyor...
Diriliş Postası Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erem Şentürk, Gülenizm'in, insanları, toplumu nasıl ters köşeye yatırdığına, bu grubun sapkın anlayışlarına, itikadi anlamdaki sakatlıklarına dikkat çekerken 'Paralel ile mücadele' adı altındaki yanlış pozisyon almalara, 'çarpık ilişkilere' ve 'yanlış yol arkadaşlarına' dikkat çekiyor.
İşte Şentürk'ün o yazısı:
Tek şartımız Fethulahçı olmamak mı?
Erem Şentürk
(Diriliş Postası)
Paralel yapıyla mücadelede trajik bir kafa karışıklığına doğru sürükleniyoruz. Hayati değeri olan sorular sormak ve doğru cevapları vermemiz gerekiyor.
Soru: Fethullahçılarla niye mücadele ediyoruz?
Cevap: Gülenizme karşı mücadelemizin, öfkemizin, dirayetimizin altında Din-i Mübin-i İslam var. Birinci mesele budur!
Bunlar diyalogcu adamlar. Bunlar 'İslama karşı İslam savaşına' kiralanmış hainler. Bunlar 'dinler arası diyalog' derken, birden fazla geçerli din varmış gibi konuşan Vatikancılar. Bunlar Papanın elini öpen, İsrail'i otorite kabul eden, Sisiyi, Esed'i destekleyen, mazlum düşmanı kibirliler. Bunlar güç kölesi ağlak harcılem sünepeler. Bunlar Papa'ya 'hizmetinizin bir parçası olmak istiyorum' diye yalvaran zeliller! Bunlar Roma Krallığı'na hizmet eden, Vatikan'da ölmek için dua eden haçlı şövalyeleri. Bu halde olmasalar benim bunlarla alıp veremediğim hiçbir şey olmaz. Hiç umurumda olmaz siyasi olarak buna yakınlarmış, şuna uzaklarmış. Bana ne!
Soru: Fethullahçılarla niye mücadele ediyoruz?
Cevap: Bunlar devletin varlığına, birliğine kast etmiş tahrip edici sızıntılar.
Devlete sızıp ele geçirmeye kalktı bu adamlar. Bunlar seçilmiş siyasilere kumpaslar kurdular, gizlice dinlediler, devletin kurumlarına intihar ederek saldırdılar. Bunlar, mahremi kaydedip şantajlar yaptılar. Devletin polisini, savcısını, hkimini alıp dışarıya bağladılar. Bunlar Anadolu'yu gvura şikyet ettiler. Dünyadan adam toplayıp bizi dövmeye kalktı bunlar. Kendilerinden olmayan herkese acımasızca saldırıp Müslümanlara eziyet ettiler. Böyle olmasalardı benim yine bu adamlarla bir derdim olmazdı ki!
Soru: Fethullahçılarla niye mücadele ediyoruz?
Cevap: Acemin ayak oyunları izinden yürüyerek tedbir, takiye diye diye akaidi ve itikadı ifsad eden ifritler bunlar.
Gelelim bunlarla mücadelemize! Paralelle mücadelede bu sorulara başka cevapları olan varsa, ölümcül bir selin altında kalırız. Mücadeleye başka gözlerle bakan adamlar yüzünden trajik hatalar biriktiriyoruz. Bu hatalar birikir, sel olur, bir gecede her şeyi önüne alıp tarumar eder bizi.
Fethullahçı olmamak gerek, şarttır ama yeterli şart değildir. Doğu Perinçek, Cem Uzan, Aydın Doğan ya da sarhoş bir solcu da Fethullahçı değil. Ne yapacağız şimdi, bu adamları dava arkadaşı mı edineceğiz? Bir İslam düşmanını ya da Esed'e karşı savaşan Müslümanları kafir ilan eden Hameny'i sırf Gülenist değil diye, İslam adına verdiğimiz mücadele de yoldaş mı edineceğiz?
Ne idüğü belirsiz adamlar büyük Türkiye davasına sızıp mücadele şovları yapmaya başladılar. Kendini ispatlama, yer bulma ya da kaybettiği alanları geri kazanma gösterisine dönüşmeye başladı.
Elinde içki şişesiyle poz veren polis , 'Elhamdülillah paralelci değilim' diye internete resim yüklüyor. Paralel temizliği yapılacak diye profesyonel kasap adamlar etrafımıza toplanıyor ve ne getiriyorsan getir keserim diyorlar. Her şeyin kesildiği yerin adı kafir mezbahasıdır, biz domuz kesmeyiz!