Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Devleti'nin Türkiye Fahri Başkonsolosu Medet Önlü, 22 Mayıs 2023 tarihinde, şehadetinin 10. yıldönümünde Gazi Üniversitesinde anıldı.

  • 1109

Çeçenistan İçkerya Cumhuriyeti Devleti'nin Türkiye Fahri Başkonsolosu Medet Önlü, 22 Mayıs 2023 tarihinde, şehadetinin 10. yıldönümünde Gazi Üniversitesinde anıldı. Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesinde gerçekleşen anma etkinliğine, katılım yoğundu. Önlü ailesinin de katılımıyla anıldı. Programda, Medet Önlü’nün hayatını, uğradığı suikastı ve Çeçen direnişini konu alan, Alperen Aydın’ın kaleminden Yüzde İki Yayınları'ndan çıkan "Çeçen Halkının Onuru: Medet Önlü’" kitabının tanıtımı da yapıldı.

Gazi Üniversitesi Teknoloji Fakültesinde gerçekleşen anma etkinliğinde salon Medet Önlü’nün sevenleriyle doldu. Anma etkinliğinin ilk konuşması Vaynakh Gençliği Birliği Üyesi Taylan Han tarafından gerçekleştirildi. Taylan Han, Medet Önlü'nün şehadetine kadar Çeçenya'da yaşananları anlattı.

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Çeçen ve Kafkas Muhacirleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (KAFKASDER) Başkanı Ali Viskhadzhıev, Medet Önlü ile tanıştığı 2008 yılından itibaren Kuzey Kafkas halklarının davasında yaşadıklarını anlattı. Viskhadzhıev Medet Önlü için "Büyük bir davanın, büyük bir neferidir" dedi. Ali Viskhadzhıev, Medet Önlü'nün davanın önemli bir önderi olduğunu ifade etti.

Sürgündeki İçkerya Çeçen Cumhuriyeti Türkiye ve Ortadoğu Ülkeleri Genel Temsilcisi Abdulhakim Şaptukayev, Medet Önlü'nün Çeçen davası için önemini vurguladı. Şaptukayev, Çeçen kültüründe kahramanlığa dikkat çekerken, Medet Önlü'nün davasından vazgeçmediğini; mücadeleye sonuna kadar devam ettiğini söyledi.

Medet Önlü’nün şehadet yıl dönümünde yapılan anım programında, Kafkas Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Murat Özden de konuşma konuşmasında Medet Önlü’nün katillerinin eninde sonunda bulunacağını ifade etti.

Çerkes Dernekleri Federasyonu Genel Sekreteri Kenan Kaplan, Medet Önlü için, “Bir kişiye Çeçen demek için ne demek gerekiyorsa, onlara sahipti. Gerçek bir Çeçen’di” dedi.

Medet Önlü’nün şehadet yıl dönümünde düzenlenen anım programında Önlü’nün hayatını anlatan bir mini belgesel gösterildi. Mini belgeselde, Medet Önlü’nün konuşmaları gösterilirken, bağımsız Çeçenya davasındaki payı gözler önüne serildi.

Program kapsamında Sürgündeki Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Başbakanı Ahmed Zakayev, Medet Önlü’nün şehadet yıl dönümünde video mesaj yayınladı. Sürgündeki Tataristan Hükumetinin Başbakanı Rafis Kaşapov, Medet Önlü’nün şehadetinin yıl dönümünde mektup yolladı. Kaşapov, Medet Önlü’nün bu dava uğrunda mücadele ettiğini ve bu dava uğrunda hayatını kaybettiğini söyledi.

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Anma programında şehit lider Muhsin Yazıcıoğlu’nun dava ve yol arkadaşlarından Gönüllerde Birlik Vakfı Başkanı Mahir Damatlar ve Araştırmacı Yazar Hakkı Öznur, İçkerya Çeçen Cumhuriyeti'nin Türkiye Fahri Başkonsolosu şehit Medet Önlü’nün  şehit  lider Muhsin Yazıcıoğlu ile olan ilişkisini anlattı.

Gönüllerde Birlik Vakfı Başkanı Mahir Damatlar: ‘’Keş dağları ile Çardak arasında müthiş bir bağ vardı. Rahmetli Medet ile rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu arasında müthiş bir kardeşlik, dava bağı vardı. Biz de buna şahittik ve birlikteydik!’’ dedi.

 

Ülkücü  Hareket'in tarihini  yazan, Ülkücü Hareket'in kanaat önderlerinden araştırmacı yazar Hakkı Öznur da,  suikastlerle şehit edilen, iki büyük dava adamı  Muhsin Yazıcıoğlu  ile Medet Önlü’yü konuşmasında anlattı. Medet Önlü İle Muhsin Yazıcıoğlu arasındaki samimi dostluktan, kardeşlikten ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun Çeçen davasına verdiği büyük destekten söz etti.

Hakkı Öznur ayrıca  Şehit Medet Önlü ile ilgili yazılı bir açıklama da yayımladı. 

İşte o açıklama:

ALPEREN RUHLU MÜCAHİD : ŞEHİT MEDET ÖNLÜ

 “İnnâ lillahi ve innâ ileyhi râciûn.” (Bakara Suresi, 156) (Hepimiz Allah’tan geldik, tekrar O’na döneceğiz.)

 “Asra yemin ederim ki,

İnsan gerçekten ziyandadır.

Ancak iman edip salih işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler hariç.”

Asr Suresi en kısa surelerinden biri olmakla birlikte Kur’an-ı Kerîm’deki bütün dinî ve ahlâkî yükümlülüklerin, öğütlerin özü sayılacak bir anlam zenginliğine sahiptir.

İman etmek, hakkı temsil ve himaye etmek, bu yolda tüm inananlarla birlikte sabır ve sebat göstermek insanın alnının yazısıdır.

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Hayat İman ve cihad. Cihad yolu, cennet yoludur. Rabbimiz buyuruyor: ‘’Allah kendi yolunda ölenlerin yaptıklarını boşa çıkarmaz. Allah onları hidayete iletecek ve durumlarını düzeltecek. Onları dünyada iken tanıttığı cennete koyar.’’ (Muhammed Suresi/ 5–6),

Kafkasya ve Orta Asya Müslümanlarının katili, emperyalist Rusya ve işbirlikçisi olan yönetimlerin vahşet, katliam ve suikastlarla kabarık olan kirli sicillerine 22 Mayıs 2013 akşamı bir yenisini daha eklemişlerdir.

Çeçen mücadelesinin sembol şahsiyeti Medet Önlü, bundan tam 10 yıl önce kendi ofisinde  bir suikastle şehit edildi. İslam davasının mücahidlerinden Medet Önlü, Rusya ve  Rus gizli servisi (KGB-FSR) hedefindeki isimlerden biriydi.

Çeçen Cumhuriyeti’nin kurucu lideri, şanlı direnişin mimarı, yüzyıllardır miras kalmış Cihad geleneğinin en önemli siması, 21 Nisan 1996’da Şehit düşen, büyük lider, Çeçenistan Devlet Başkanı Cahar Dudayev  Türkiye’yi ziyaret ettiğinde, Medet Ünlü onu Ankara’da bürokrasi çevreleri ile görüştürmüştü.  Dudayev de, Medet’e Çeçenistan-İçkerya  Cumhuriyeti Fahri Konsolosu unvanını layık görmüştü.

Şan ve şeref dolu Çeçen tarihinde şerefle yerini alan şehit Medet Önlü, Rusya'nın Çeçenistan'daki işgaline karşı yıllarca mücadele etmiş ve Rus emperyalizmine karşı mücadelesini her zaman azimle, inançla, imanla, kararlılıkla sürdürmüş bir mücadele, dava ve gönül adamıydı.

Şehit lider, Dudayev’in yolunda ve izinde giden Medet Önlü, Çeçenistan ile ilgili yaptığı çalışmalar dolayısıyla tehdit alan birisiydi. Bu sebeple tedbirliydi. Elinden geldiği kadar kendini kollamaya çalışıyordu. Türkiye emanete sahip çıkamadı. Çeçenistan'ın bize emaneti olan Medet Önlü, Allah yolunda Hakk’a yürüdü. Medet Önlü, kendine hep büyük lider şehit Cahar Dudayev’i örnek  almıştı.

İslam mücahidi Medet Önlü, Ömrünü Çeçenistan davasına adadı bu uğurda bu kutlu yolda şehadete yürüdü. Yıllarca, Anadolu’nun dört bir yanında Çeçen cihadını ve direnişini anlattı, her dizesi “La ilahe illallah” diye biten meşhur Çeçen Marşı’nı Türkçeye çevirdi, Çeçen direnişine destek olmak için dava arkadaşlarıyla çeşitli organizasyonları yaptı. Çeçen direnişinin Türkiye’deki en önemli ismi haline gelmiş Alperen ruhlu bir dava adamıydı.

Hayat İman ve cihad.  Cihad yolu, cennet yoludur. Allah'ın rızasını kazanmayı kendine ilke edinen hayatını Cihada ve Çeçenistan’ın bağımsızlığına adamış,  Çeçen halkının onuru yiğit evladı, Çeçen davasının öncülerinden kahramanlarından Medet Önlü bundan 10 yıl önce  şehit edildi.

O şimdi,  büyük lider, şehadete yürüyen lider, Şanlı cihad’ın mimarı Cahar Dudayev’in yanında.

Medet kardeşimizi şehit edenler şunu unutmasınlar!

 Bir Medet Şehit düşer binlerce Medet doğar

  Bir Ölür Bin diriliriz  

Medet kardeşimiz, Hasbiydi. Hesap adamı değil dava adamıydı. Gecesini gündüzünü davasına adamış ve bu kutlu yolda Hakk’a yürümüştü.

Çeçen komutan ve muhacirleri; kirli yöntemlerle öldüren kanlı eller, “Bağımsız Çeçenistan Birleşik Kafkasya” idealini savunan, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Medet Önlü’yü de şehit etmişlerdir.  İslam Ümmetinin yiğit liderlerinden Cahar Dudayev’in izinde ve yolunda giden Medet Önlü, Çeçen direnişinin Türkiye ve Orta Doğu bölgesindeki sesi ve sözcüsüydü.

“DOSTUM PUTİN” DİYENLER EMPERYALİST RUSYA’NIN TOPRAKLARIMIZDA DÜZENLEDİĞİ SUİKASTLERİ  GÖRMEZDEN GELDİLER

İstanbul’da, Ankara’da, Rusya karşıtı birçok Çeçen mücahit, menfur cinayetlerle ortadan kaldırılırken siyasal iktidar ise “Rusya’yla aramız açılmasın” diyerek sessiz ve seyirci kalmıştır.

Kızıl Faşist  diktatör  Putine, “Dostum Putin” diyenler,  emperyalist Rusya’ya toz kondurmayanlar, Katliamcı – Soykırımcı Rusya ile dost olmaktan mutluluk diyenler Çeçen halkının asla dostu olamazlar!  Zalimlerle, zulmedenlerle aynı safta  olanlar   Çeçen halkının  asla dostu olamazlar! 

Türkiye, Çeçen mezarlığına dönmektedir. Yabancı istihbarat servisleri ve beşinci kol çeteler, topraklarımızda suikastlar işliyorlar, sokaklarda cirit atıyorlar, istedikleri yerde, istedikleri insana suikast düzenleyebiliyorlar, ellerini, kollarını sallayarak geziyorlar.

Bu suikastlar, Çeçenlere yönelik saldırılar olmanın yanında, Türkiye’ye yönelikte saldırılardır. Başta İstanbul’da olmak üzere birçok suikast, ciddiyetle soruşturulsaydı; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Medet Önlü, başkentin ortasında gündüz vakti katledilir miydi?

ABD gibi küresel bir terörist olan Rusya Türkiye’ye sığınan birçok Çeçen liderini  şehit etti.   Rus  gizli servisi ve işbirlikçileri topraklarımızda cinayetler işliyor. “Dostum Putin” diyenler, “Rusya’yla aramız bozulmasın” diyerek  cinayetleri  görmezden geldiler.   Rus istihbaratının topraklarımızda işledikleri cinayetlerin hiçbirinin hesabını Ruslardan sormadılar.

Cinayetlerin sorumlularının yakalanmadığı için yaratılan bu elverişli ortam içerisinde Rus gizli servisi, saldırılarını Türkiye vatandaşlarını da içerecek şekilde genişletmiştir.

Çeçen kardeşlerimize yapılan suikastların aydınlatılması ve geçmiş cinayetlerle bağlantılarının çözülmesi lazımdır. Ülkemizde muhacir olarak yaşayan Çeçenlerin can ve mal emniyetlerinin sağlanması, hükümetin görevidir. Daha önceki suikastlarla ilgili sis perdesi, maalesef aralanamamıştır. Türkiye, Rus ajanlarının cirit attığı, elini kolunu sallayarak dolaştığı, cinayeti işledikten sonra da çıkıp gittiği bir ülke haline gelmiştir.

MEDET ÖNLÜ İÇİN ADALET !!!

Medet Önlü’nün katlini aydınlatmak, Türkiye’nin namus borcudur. Çeçenistan mücadelesi ile özdeşleşmiş bir şahsiyet olan Medet Önlü’yü ve diğer Çeçenleri, Rus usulü kirli yöntemlerle katleden hainlerin küresel terör şebekesinin elemanları olduğundan milletimizin kuşkusu yoktur. 

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Türkiye'ye sığınmış Çeçen kardeşlerimize yönelik ilk cinayetler, 2008 yılından başlamış ve 2015 yılına kadar devam etmiştir.  Suikastlar, 1990’lı yıllarda emperyalist haçlı ruhuna sahip Moskof’a karşı başlatılan Çeçen direnişinde aktif rol oynamış kişilere yönelik olduğu görülecektir.

Çeçenistan’da Rus emperyalizmine karşı savaşan en az 20 Çeçen komutan, İstanbul'da şehit edilmiştir. Meşru mücadele veren, meşru devletinin bağımsızlık mücadelesini veren, seçimle gelen bir hükümetin ordusunun komutanları, Türkiye topraklarında Rus istihbaratı ve onun işbirlikçileri tarafından şehit edildi.

MEDET ÖNLÜ ÇEÇEN HALKININ ONURUDUR

Rusya’nın Çeçenistan’ı işgali ve Çeçenistan’da kurulan Rusya güdümlü hükümetin uyguladığı insan hakları ihlallerine ve haksızlıklara karşı çıkmaktaydı. Yıllarca Çeçenlerin haklı mücadelesinin Türkiye’deki en öne çıkan temsilcilerinden olan Şehit Medet Önlü, 1990’lı yıllardan itibaren aktif yürüttüğü faaliyetlerle Türkiye’deki Çeçenlerin doğal bir temsilcisi olmuştu. Farklı toplumsal kesimlerle kurduğu ilişkilerle Çeçen meselesini gündeme getirmeye çabalayan Önlü, bunu önemli ölçüde başarmıştı. Fakat bu durum birilerinin dikkatini çekmiş ve Önlü ismi, ortadan kaldırılması gereken bir hedefe dönüşmüştü.

Fransa, Almanya, Ukrayna, Azerbaycan, Gürcistan, İnguşetya gibi ülkelere dağılan Çeçenlerin bir durağı da Türkiye’ydi. 1999 yılında başlayan İkinci Çeçenya-Rusya Savaşı ile çoğu çocuk, kadın ve gazilerden oluşan 2.000’in üzerinde Çeçen kardeşimiz İstanbul’daki derme çatma kamplara yerleşti.

Medet Önlü, Türkiye’de can güvenlikleri konusunda sorun yaşayan Çeçen mültecilere, insani ve hukuki destek sağlıyordu. Türkiye’de bulunan Çeçen sığınmacıların her sorunuyla yakından ilgilenen Medet Önlü, sığınmacılara vize işlemleri, ikametgâh sorunları, eğitim, barınma ve sağlık konularıyla ilgili yardım sağlıyordu.

Türkiye’de herhangi bir yasal statü sahibi olamayan, barınma veya çalışma gibi en temel ihtiyaçları dahi giderilmeyen, temel kamu hizmetlerinden faydalanamayan Çeçenler, yaşadıkları her türlü sıkıntıda Medet Önlü’den destek almaktaydılar. 2000’li yıllarda baskı altına alınan Çeçen muhaliflerin bazıları Türkiye’ye sığındı; bu isimlerin de Önlü ile ilişkisi vardı

RUS İSTİHBARATI VE İŞBİRLİKÇİLERİ, DÜNYANIN DÖRT BİR YANINDA SUİKASTLAR DÜZENLİYOR

Rus emperyalizmi tarafından şehit edilen, İslam ümmetinin kahraman liderlerinden, efsane komutan Cahar Dudayev ve onun gibi yiğit kahraman Çeçenler, nasıl şehit edildiyse Rusya ve Çeçenistan'daki kukla yönetimlerin ölüm listesinde olan yiğit Çeçen mücahitler de tek tek şehit edildi, Çeçenlerin katili, Putin adlı tirandır.

Rus faşizminin gizli servisleri, Çeçenleri katletmeye devam ediyor.  Düzenlenen menfur suikastların arkasında Moskova yönetimi vardı. Rusya'nın devlet terörü, değişik cinayetlerle devam ediyor. En başta Çeçen-İçkerya Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı Cahar Dudayev, bu terörün kurbanları arasında yer almıştır.

Rus ajanları, ajan diplomatlar, İstanbul’da, Ankara’da, Hatay’da birçok yerde cirit atıyor, her türlü karanlık işi, infazları hem de Türkiye’ye meydan okurcasına yapıyorlar. Rusya ve işbirlikçileri Çeçen cihadını sürdüren, emperyalist Moskova’ya yiğitçe direnen, kafa tutan, kahraman Çeçenleri de hedef alıyor.

MUHSİN BAŞKAN’DA MEDET ÖNLÜ’DE  SUİKASTLERLE ŞEHİT EDİLDİLER

Milletin adamı,  büyük lider   Muhsin Yazıcıoğlu  25 Mart 2009  tarihinde  küresel bir suikastle keş dağlarında şehit edildi. Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehadetinden bugüne 14 yıl 1 ay 28 gün, toplam 5171  gün geçti.  Medet  Önlü’nün şehadetinden bugüne ise 10 yıl 2 gün toplam 3655 gün geçti.

Muhsin Yazıcıoğlu  BOP ,BİP gibi küresel emperyalist  projelere karşı çıktı. küresel diktatör ABD  ve  terör rejimi Siyonizme meydan okudu. Muhsin Yazıcıoğlu  Kafkasya’da soykırım uygulayan, katliamcı ,sömürgeci Rus emperyalizmine  karşı çıktı. Çeçen cihadına ve yiğit  Çeçen halkına  daima destek verdi ve yanında oldu.

“ Ne Amerika Ne Rusya Ne Çin” diyen,  siyasi yaşamı boyunca her türlü emperyalizm ile mücadele eden  Muhsin Yazıcıoğlu  Çeçen halkının özgürlük mücadelesinde en büyük desteği veren liderlerdendi.

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Şehit lider Cahar Dudayev ile  şehit düşen bir çok Çeçen mücahitlerle çok yakın dostluğu ve hukuku vardı. Şehit Medet Önlü ile de ağabey kardeş ilişkisi vardı 

Muhsin Başkan da  Medet Önlü de  suikastlerle şehit edildiler

Muhsin Yazıcıoğlu ve Medet Önlü suikastları Hâlâ aydınlatılmadı. Medet Önlü için adalet diyoruz! Muhsin Yazıcıoğlu için adalet diyoruz! Bu iki  suikastı aydınlatmak Türkiye Cumhuriyeti Devletinin görevidir!

Her ikisi de dava adamıydı. İnandıkları hak davada şehadete yürüdüler.

Şehit Medet Önlü , lideri, büyük şehidimiz Dudayev’in yanında, çok sevdiği  “yiğit adam” dediği Muhsin Başkanla beraberler. Ötelerin ötesindeler. Onlar Sonsuzluğun sahibinin yanındalar, Resul-ü Ekrem’in (s.a.v) kanatları altında Peygamber sancağı gölgesindeler

Medet Önlü kardeşimiz hesap adamı değil dava adamıydı. İnandığı bir davası inandığı bir halkı vardı. Halkına aşıktı, davasına aşıktı. Mübarek kutlu davada şehit edildi. Medetler Ölmez! Muhsinler Ölmez! Şehitler Ölmez!

BBP GENEL MERKEZİNE SIK SIK GELİR MUHSİN BAŞKAN’A ÇEÇENİSTAN’LA  İLGİLİ BİLGİLER VERİR, GELİŞMELERİ ANLATIRDI

Halkının istiklali  için  şehit düşen  büyük dava adamı Medet Önlü, milletin adamı şehit Muhsin Yazıcıoğlu’na yürekten bağlı, onu çok seviyordu.  Onun izlemiş olduğu milli ve İslami çizgiyi doğru buluyor ve destekliyordu. Şehit lider  Muhsin Yazıcıoğlu’nu mazlumların yanında olan, zalimlerin zulmüne uğrayan, maruz kalan, ümmetin sesi olan büyük bir devlet adamı olarak görüyordu.

Medet kardeşimiz her zaman BBP Genel Merkezi’ne kimi zaman yalnız, kimi zaman heyetlerle uğrar, Muhsin Başkan’a ve BBP yöneticilerine, Çeçenistan’daki gelişmelerle ilgili bilgiler verir, bilgilendirirdi. Genel Merkez’e geldiğinde birçok kez kendisiyle hasbihal etmiş, Çeçen cihadını, Çeçenistan da yaşananları, Rus emperyalizminin küresel oyunlarını konuşmuştuk. Değerli fikirlerinden istifade etmiştik ve bizleri doğru bilgilerle bilgilendirmişti.

Nizam-ı Alem davasını savunan Medet Önlü, BBP ve Nizam-ı Alem Ocakları’mızın düzenlediği birçok kitlesel toplantılara, yürüyüşlere, gecelere, beraberinde heyetlerle katılmış ve destek vermiştir. Özellikle gençlik teşkilatımız Nizam-ı Alem Ocakları ve onun devamı olan Alperen Ocakları’mızın Ankara ve İstanbul’da düzenlemiş olduğu Çeçenistan’la ilgili yürüyüşlere, mitinglere, basın açıklamalarına iştirak etmiş ve bazı etkinliklerde konuşmalar yapmıştır.

“ÇEÇENLERİN GÖNLÜNDE ŞEHİT CAHAR DUDAYEV’DEN SONRA ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU’NUN ADI YAZILIDIR.”

Muhsin Yazıcıoğlu hem Çeçenlerin hem Doğu Türkistan Türklerinin sınır dışı edilerek iade edilmesine karşı çıkmış ve çoğu zaman engel olmuştur. Bu milli ve İslâmi tavrı yüzünden siyasal iktidarlarla karşı karşıya kalmış, onlara kafa tutmuş, meydan okumuştu. Rus ve Çin emperyalizminin Türkiye’ye “iade edin” diye baskı kurduğu mazlumlara sahip çıkmış, Rus ve Çin istihbaratının ve onların işbirlikçilerinin oyununu bozmuştur.

Doğu Türkistan Türklerinin, Irak Türklerinin, Çeçen mücahitlerin ve bütün mazlumların yanında olmuş, onlara sahip çıkmıştır.  Çeçen kardeşlerimize her zaman maddi manevi yardımda bulundu. Bütün Çeçen liderler ve yiğit Çeçen halkı, bunu çok iyi bilir ve her yerde de anlatmışlardır.

Şehit Cahar Dudayev, kendisini ziyaret eden bir heyete “Muhsin kardeşime selamlarımı götürün. Onun da imanından başka gücü yokmuş, fakat Allah’ın izniyle o iman bizlere yeter de artar. Başka güce ihtiyacımız yok” demişti.

Yine bir Çeçen lider, “Çeçenlerin gönlünde Cahar Dudayev’den sonra Yazıcıoğlu’nun adı yazılıdır.”  ifadesini kullanmıştır. Şehit Medet Önlü, Muhsin Başkan’ın Şehadetinden sonra onunla ilgili yapmış olduğu konuşmalarda, vermiş olduğu mülakatlarda, liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun Çeçen davasına nasıl büyük destek verdiğini, katkılar sağladığını anlatmıştır.

Medet Önlü kardeşimiz   Muhsin Yazıcıoğlu’nun  şehadetinin ardından şunları  yazmıştı:
"Hem onun riyaseti ,hem ona bağlı olan insanlar topluluğunun bugüne kadar Çeçen mücadelesinde alabildiğine kardeşliğini gördük,onun dünyada ve ukbada şahidiyiz Elhamdulillah

Muhsin Başkanla tanışıklığımız çok eskilere dayanıyordu. Çeçenistan'da bağımsızlık ilanından sonra hadiseye ne kadar sevindiğinin ve heyecanlandığının şahidiyim..

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Çeçen davasını gerçekten kendi davası sayabilme özelliğini bütün dava arkadaşlarıyla birlikte ortaya koyan, unutamayacağımız bir kardeş, bir ağabey ve bir başkandı.

Çeçenistan'dan ne zamanki bir misafirimiz geldiğinde kendisine haber verirdim. Nasıl sevindiğini ve sevineceğini bildiğimden bu haberi ona iletmek benim için de bir şerefli bir görevdi. İstisnasız her seferinde ilk tepkisi, “Hangi adreste bulunuyorsunuz?” olmuştur. O gerçekten bir protokol insanı değildi. Verdiğimiz adrese kendisi gelmek için bu soru sorulmuştur. Mesele Çeçen meselesi olduğunda onun için iş, iştigal konusu, toplantı vs. bir anda biter ve kendisi bizzat zaman kaybetmeksizin yanımıza gelirdi. Halbuki bir parti genel başkanı idi. Dünya kadar meşguliyeti, havası, kibri bahanesi olabilirdi. Hayır, o, bu anlatılanların insanı değildi, olmak da istemiyordu. Onun Çeçen meselesine ne kadar önem verdiğini de bir gönül insanı olduğunu da ne kadar samimi davrandığını da yakinen biliyorum.

Çeçenistan'da yıllardır devam eden savaş sebebiyle her fırsatta acılarımızı paylaşır, siyasi platformlarda bizim sesimiz olurdu. Çeçenistan'da yaşanan olayları ve gelişmeleri Türkiye kamuoyuna duyurmak için yayın hayatına başlatılan Çeçenistan Bülteni dergimize yazı yazmasını talep ettiğimde canı gönülden destek vermişti. Ve "Çeçen Davamız" başlığıyla şahane bir yazı yazarak bu anlamda da ilk destek verenlerden oldu.

Aynı membadan beslenen Allah yolunun yiğit erleri, birbirlerini severler ve birbirlerini iyi bilirler. Merhum Başkan, bizleri, Çeçen kardeşlerini çok severdi. Vallahi bizler de onu çok sevdik. Onu da davasını da dava arkadaşlarını çok seviyoruz. Şehit lideri  Başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu'nu asla unutmayacağız.

Onların ortaya koyduğu mücadele mücadelemizdir. İmanları, sabırları, çileleri ve mücadeleleri direniş gücümüzün dinamikleridir. Şehadetleri ise temenni ve arzumuzdur.”

ŞEHİT DUDAYEV: MUHSİN KARDEŞİME EN DERİN SELAMLARIMI İLETİN

Muhsin Yazıcıoğlu’nun yol arkadaşlarından, dava arkadaşlarından, Nizam-ı Alem dergisi yazarlarından, rahmetli ülküdaşımız Cihan Yenişehirlioğlu, bir grup arkadaşıyla Çeçenistan’ı ziyaret ederek Muhsin Yazıcıoğlu’nun bir hediyesini Cahar Dudayev’e götürmüştü. Dudayev, çok duygulanmıştı. Ve heyetteki arkadaşlarımıza ‘Muhsin kardeşime selamlarımı götürün’ ‘Bildiğim kadarıyla onun da imanından başka gücü yokmuş, fakat Allah’ın izniyle o iman bizlere yeter de artar. Başka güce ihtiyacımız yok.” demişti.

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Şehit Cahar Dudayev’in çok yakınında bulunan bir Çeçen kardeşimiz anlatmıştı:

“Muhsin Yazıcıoğlu, paraları olmadığı için kaloriferleri yanmayan parti binasında palto ile oturuyordu. Bana tam 80 bin dolar teslim etti. Topladıkları bütün para bu kadardı. Parayı kendi partililerinden toplamıştı. Tek dolarına bile dokunmadan olduğu gibi Çeçenistan’a yolladı. Hem de kendisi soğuktan donarken…”

YOLUMUZ ALLAH YOLUNDA ŞEHİT DÜŞENLERİN YOLUDUR

“Allah yolunda öldürülenlere ‘ölüler’ demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz.” (Bakara 154)

Türkiye'de bir suikast politikası yürüterek, Bağımsız Kafkasya'nın sesini boğmaya çalışan Rusya’nın suikast politikaları, başarıya ulaşamayacaktır. Şehitler diyarı, şüheda toprağı olan Çeçenistan asla Rus emperyalizmine ve onun işbirlikçilerine teslim olmayacaktır.

Şanlı Çeçen mücadelesi, Moskof’a, yerli işbirlikçilerine ve soysuzlara geçit vermez! Çeçen tarihi ihaneti asla cezasız bırakmaz! Bu kutlu yol, bu şanlı direniş, bu onurlu mücadele, inançla, azimle, kararlılıkla devam edecektir.

Ne ABD ne terör merkezi NATO ne terör devleti Siyonist İsrail ne Haçlı AB ne NATO merkezli Gladyo İslam ümmetinin kıyamını, yükselen hak, adalet ve özgürlük mücadelesini durduramayacak, engelleyemeyecektir.

Çeçen Davası ihaneti kabul etmez! Çeçen davasına ihanet edenlerin sonu tarihin karanlıklarıdır! Özgürlük savaşçıları yalnız değildir!

Medet Önlü, Çeçenistan'da doğmadı, Çeçenistan'da yetişmedi ama ne kadar da uzak olsa da Çeçen ruhu ne demek, Çeçen kahramanlığı ne demek olduğunu hayatıyla ve mücadelesi ile gösterdi.

Şehadetinin 10. Senei devriyesinde  Çeçenistan’ın bağımsızlığının yılmaz savunucusu    Medet Önlüyü ve şehadete yürümüş tüm şehitlerimizi, dava büyüklerimizi, dava arkadaşlarımızı, rahmetle yâd ediyorum.

Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Onları asla unutmadık ve unutmayacağız. Ailesine, yakınlarına ve Çeçen halkının tüm onurlu fertlerine sabırlar diliyorum.

Yaşasın Bağımsız Çeçenistan! Birleşik Kafkasya!’’  

 

İsmail Yıldız'ın konuşması

Anma programında Kapanış konuşmasını Eksen Eğitim Sen Genel Başkanı ve Yüzde İki Yayınları sahibi İsmail Yıldız yaptı. İsmail Yıldız, Yüzde İki Yayınlarından yayınlanan, Alperen Aydın’ın kaleme aldığı ‘’Çeçen Halkının Onuru: Medet Önlü’’ kitabını tanıttı.

Şehadetinin 10. yılında Medet Önlü'yü Hakkı Öznur anlattı: Hayatını halkına ve davasına adadı

Yıldız şöyle konuştu:

"Değerli kardeşim Alperen Aydın’ın çabalarıyla hazırlanmış bir kitap. Kitabı okurken çok etkilendiğim bir bölüm vardı. Şehit Medet Önlü, başka şehitlerimizden bahsederken bir bölüm var, o bölümü ben size okumak istiyorum. Belki de onu en güzel anlatan kendisi… ‘’Ey aziz ŞEHİD, Allah Teala Şahadetini kabul eylesin. Biliyoruz ki sen görevini en iyi şekilde yaptın. Ve biliyoruz ki senin gibi tüm zorluklara karşı bu direnişi sürdürecek nice kahramanlarımız var. Ve onlar da bu davayı sonsuza kadar taşıma kararlılığındadırlar. Sen zayıf durmadın. Onurundan vazgeçmedin, zillete düşmedin.

Sen; tam da Çeçenleri temsil eden geçmiş güzel örneklerde olduğu gibi yüreğini, canını, bedenini feda ederek Allah yolunda nasıl verileceğinin örneği oldun. Vatanın bağımsızlığını, küfre karşı izzetli duruşun ne anlama geldiğini öğreterek gidenlerden oldun. Biz senden razı olduk. Allah da razı olsun."

Bakmadan Geçme