Dr. Vehbi Kara

Ailede Annenin Rolü

Dr. Vehbi Kara

  • 767

Kadınların çalışma hayatına atılması ile birlikte çıkan aile sorunları çok fazladır. Hatta günümüzde çok sık yaşanan boşanma sebeplerinin belki de en önemlisi bu olsa gerektir. Konu ile ilgili olarak “The Two-İncome Trap” yani “İki Gelir Tuzağı” isimli eseri ile meşhur olmuş ve bu kitabı ile siyasete atılarak Obama’dan sonra Demokrat parti Başkanlığı adayı olacak kadar yükselmiş olan Prof. Dr. Elizabeth Warren, kadınların çalışma hayatına atılması ile birlikte ortaya çıkan sorunları yıllar boyu süren çalışma ve analizleri ile ortaya koymuştur.


2008 Yılında ortaya çıkan ve ailelerin satın aldıkları evlerin taksitlerini ödeyememeleri ile başlayan global kriz, sadece ABD’de kalmamış bütün dünyayı etkilemiştir. 2008 yılının son aylarında ortaya çıkan ve birçok ülkeyi olumsuz yönde etkileyen ekonomik gelişmeler, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımıyla kıyaslanmaktadır. Aslında çok önceden var olan bu kriz özellikle Eylül 2008 ayında gözle görülür hale gelmiştir. ABD'deki taşınmaz mal piyasasının birden değer kaybetmesi ve bunun sonucu olarak ipotekli  satışlardaki kişisel iflasların artmasının bu krizi tetiklediği sanılmaktadır.

2008 Yılında Amerika Birleşik Devletlerindeki taşınmaz mal piyasasında özellikle konut fiyatlarında büyük bir düşüş yaşanmıştı. ABD'deki konut fiyatları 2000'li yıllar boyunca büyük bir yükselme göstermişti. Bu yükselmenin bir nedeni de kolaylıkla elde edilebilen mortgage idi. Sürekli olarak yükselen konut fiyatları piyasalarda aşırı derecede iyimser bir hava yaratmış, bankaların düşük gelirli ailelere konut almak için kolayca kredi sağlamalarına yol açmıştı. Ailelerin borçlarını ödeyememesi ve konut fiyatlarının inişe geçmesi birden bire subprime mortgage denilen yüksek risk ve yüksek faizli kredi piyasasını çökertmişti. Kredi faizlerini ödeyemeyen düşük gelirli aileler bu sefer ikinci bir krize girmiş binbir güçlükle elde ettikleri konutlarına el konulması söz konusu olmuştur.

Mortgage krizini sadece küçük bir kesimi değil, bütün ABD mali sistemini etkilemiş yetmedi bütün dünyayı sarmıştır. Krizin etkileri 2016 yılında dahi hala devam etmektedir. Düşük gelirli ailelere yüksek riskli kredi açan bu kurumlar kredi akitlerini birleştirip paketleyerek borsalarda alınıp satılabilen tahviller haline getirmişler, yatırım bankaları ve ticaret bankalarına satmışlardı. Türev piyasası adı verilen bu faiz bataklığında elinde çok miktarda yüksek riskli konut kredisi tutan yatırım bankalarından Bear Stearns, iflas etmişti. ABD hükümeti tarafından diğer bir yatırım bankası olan JPMorgan Chase'e satılan bu kuruluşları diğer bir yatırım bankası olan Lehman Brothers, Merrill Lynch ve sigorta firması American International Group izledi. Washington Mutual ve Wachovia gibi bankalar da iflas ederek diğer bankalara satıldılar. Bu krizi durdurmak için Eylül ayı sonlarında ABD Kongresi 700 milyar dolarlık bir kurtarma paketini onaylamak zorunda kalmıştı.

ABD'deki kriz kısa zamanda Avrupa'ya da sıçradı. İzlanda'nın 3 büyük bankası iflas etti. 2008 yılında İzlanda Kronası Avroya karşı % 40 değer kaybetti ve İzlanda'daki enflasyon oranı % 15'e ulaştı. Birleşik Krallık'taki taşınmaz mal piyasası da aynen ABD gibi büyük bir düşüşe geçti. Sonrasında ise Batılı ülkeler bir bir iflas etmeye başladı. Yunanistan bu iflasların en sonuncusu olup eğer AB fonlarından büyük miktarlar aktarılmasına sebep oldu. Eğer bu müdahale olmasa idi AB'de zincirleme olarak bütün finans sektörleri iflas edebilirdi.

Gerçi Yunanistan krizi geçici olarak durdurulmuş olup gelecekte ne tarafa evrilip döneceği henüz kesinleşmemiştir. Peki yukarıda çıkış şeklini ve meydana gelmesini özetlediğimiz bu krizin derinliğinde yatan asıl sebep nedir? İşte bunu anlayabilmek için Steven’in ailesini örnek olarak göstereceğiz.

Steven ve Glory üç yıllık evli bir çifttir. Oğulları Esra doğduktan sonra Glory, işinden ayrılıp tüm vaktini çocuğunun bakımına ayırmıştır. Yakın bir zamanda karısının ne kadar özverili davrandığıyla ilgili bir yazı yayınlayan Steven, karısının emeklerini asla karşılayamayacağını söyleyerek aslında yuvayı dişi kuşun yaptığını söylemektedir. Bu durumu şöyle ifade ediyor:

“Karım her gün evde kalıp oğlumuzla ilgileniyor. Bezini değiştiriyor, onu besliyor, onunla oynuyor, onu uyutuyor ve sıkıntılı olduğunda onu rahatlatıyor. Bunlar sadece yaptıklarının minimum ifadesi. Tabi ki oğlumuza bakıyor olmak ebeveyn olmanın doğal bir sonucu ama aynı zamanda ciddi bir miktar paranın elimizde kalması demek”

Amerikalı Steven, karısının evde yaptığı tüm işlerin bir yıllık parasal karşılığını şu şekilde hesaplamış:

1.      Tam zamanlı çalışan bir dadının yıllık ücreti 36.660 $

2.      Evin temizlenme masrafı(yıllık) 5.200$

3.      Kişisel aşçının yıllık ücreti 12.480$

4.      Faturalar ve bütçe ile ilgili yardımcı olan bir finans asistanının yıllık ücreti 3.900$

5.      Kişisel alışveriş elemanının yıllık ücreti 13.520$

6.      Profesyonel davetlerde size eşlik edecek bir asistanın bir yıllık masrafı 900$

7.      Yıllık çamaşır servisi ücreti 1.300$

Toplamda 73.960$ lık bir yıllık paradan bahseden Steven, bunu karşılayamayacağını itiraf ediyor ve diyor ki:

“Tabi ki çocuğumuzun bakımın dışında kendi harcamalarımız da oluyor ve karım kendisi için alışveriş yaptığında kendini suçlu hissettiğinde çok utanıyorum. Aslında hak ettiği çok çok daha fazlası. Karım beni seviyor, oğlumuzu seviyor, ailemizi seviyor ve yaptığı her şeyi sevgisiyle yapıyor. Bunu biliyorum ve onu ne kadar takdir ettiğimi herkesin bilmesini istiyorum”

Steven, aile içinde annenin rolünü parasal analiz yaparak belirtmeye çalışmış. Aslında ailenin devamında ve güçlü kalmasında annenin o kadar büyük bir etkisi vardır ki atalarımız “yuvayı dişi kuş yapar” derken boşuna söylememiştir.


Çocukların sağlam karakterli olmasından tutun da şefkat ve merhamet duygularının yerleşmesi açısından annenin rolü kelimelerle anlatılamayacak kadar büyüktür. Kreş ve ana okullarında merhamet görmeyen bir çocuğun şefkatli olmasını beklemek mümkün müdür?


Annenin rolünü bir makaleye sığdırmak mümkün değildir. İyi si mi biz iki cihan serveri Peygamber Efendimiz’i (asm) dinleyelim bakın o şefkat madenleri olan anneler için ne diyor?


Ebû Hüreyre bildirmiştir: Bir gün bir adam geldi ve Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm’a sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! İnsanlar içinde iyi muâmele etmeme en fazla lâyık olan kimdir? Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm: “Annendir!” buyurdu. Adam: “Sonra kimdir?” dedi. Resûlullah: “Annendir!” buyurdu. Adam: “Sonra kimdir yâ Resûlallah?” dedi. Peygamber Efendimiz: “Annendir!” buyurdu. Adam yeniden: “Sonra kimdir?” dedi. Allah Resûlü,“Sonra babandır!” buyurdu.


İşte anneliğin önemi bundan daha güzel özetlenebilir mi? Dünyanın girmiş olduğu ekonomik kriz, annelik kavramının yeterince anlaşılamamasından kaynaklandığını söylediğim zaman dudak bükenlerden olmayınız. Zira; Cennet anaların ayakları altındadır, vesselam… 

Yazarın Diğer Yazıları