Dr. Vehbi Kara

Ekonomide Denge

Dr. Vehbi Kara

  • 708

Üretim ve tüketim dengesi olmaz ise ekonomi bozulur. Bu basit kaide sadece çekirdek ailede değil ülke düzeyinde ele alınırsa dahi sonuç değişmez…

Bu konuda Bediüzzaman’ın sözlerini hatıra getirmekte yarar vardır. Bakın diyor ki; iktisatsızdık yüzünden müstehlikler yani tüketiciler çoğalır, müstahsiller yani üreticiler azalır. Herkes gözünü hükûmet kapısına diker. O vakit toplum hayatının ekonomide en önemli hususları olan san’at, ticaret, ziraat gerileyip fakirlik ve zillet ortaya çıkar. O millet de gücünü kaybederek tedenni edip sukut eder, fakir düşer.

Gündelik hayatımızda ihtiyaçlarımızı karşılarken, Allah’a karşı yapacağımız şükrün edası, Bediüzzaman Hazretlerinin tabiriyle "Nimete karşı ticaretli bir ihtiramda bulunmak­tır." Aslında en kısa tarif olarak nimete hürmet etmeye iktisat diyebiliriz. İktisada riayet etmeyen insan israfta bulunmuş olur. İsraf şükrün zıddı olup, nimeti hafife almaktır. Bunun sonunda ise insan hüsrana düşer.

Şu halde para verip, satın alarak soframıza getirdiğimiz ekmeği yerken düşünmememiz gereken hususlar vardır.  Bu ni­metin, toprağa tohumun ekilmesi safhasından başlayarak, biçilip buğday haline gelmesi, öğütülüp un yapılması, fırında pişirilip ekmek olduktan sonra evlere nak­line kadar, birçok insanın işbirliği ve işbölümü ile gerçekleştiğini düşünmek durumundayız.  Bu şuur içinde onu yiyerek Allah'ın lütfettiği bu nimete karşıBediüzzaman’ın ta­biriyle "ticaretli bir ihtiramda" bulunmak zorundayız. Yani onu horlayarak, yarısını tabağımızda bırakarak, çöpe dökerek hafife almamalıyız.

Bunu bilen ecdadımız, yere düşen ekmeği öpüp başına koyar, sofradaki ekmek kırıntılarından bir tekinin dahi yere düşmemesine dikkat ederdi. İşte Bediüzzaman’ın ifadesiyle bu davranışın adına iktisat denir.

Bugün yapılan çalışmalar ve analizler iktisat ilminin manasını bu temele dayandır­maktadır. Denilir ki iktisat; sınırlı kaynaklar ile insanların sınırsız ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamasının yollarını arayan bir bilim dalıdır. İşte bu tariften yola çıktığımız takdirde dahi Bediüzzaman’ın iktisat tarifindeki isabet ve derinliği daha iyi anlayabilmek mümkündür.

İktisad Risalesi'nde yer alan: “Allah'ın lütfettiği nimetlere karşı ticaretli bir ihtiram” yani hürmeti ifade eden iktisadı, 6 maddede inceleyecek olursak şu hususları görmek mümkündür:

I. İktisat manevi bir şükürdür.

II. İktisad, nimetlerdeki Allah’ın rahmetini görmeye sebep olur ve nimete karşı hürmeti ifade eder.

III. "İktisat bir bereket sebebidir. (Bereket konusu aklı gözüne inmiş insanlar tarafından dahi kabul edilebilen bir husustur)

IV. Gıda ihtiyacının karşılanmasında iktisada riayet etmek, mânevî ve ticarî faydaları yanında tıbbî ve tedavi bakımından da sağlığa kavuşturucu bir tesir yapar.

V. İktisada riayet etmek, insanı mânevî dilencilik zilletinden ve kurtaracak onurlu ve izzetli bir davranıştır. Örneğin “iktisat eden maişetçe aile belâsını çekmez"

VI. İktisada riayet etmek çoğu zaman farkına varamadığımız nimetteki lezzeti hissettiren bir sebeptir.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları