Mustafa Toygar

Bir başka Dolmabahçe zirvesi ve Sinan Oğan…

Mustafa Toygar

  • 475

İlk defa kâğıttan okurken sesi titriyordu…

Soru almadan basın toplantısı yaptığı alanı kaçarcasına terk ediyordu.

Vücut dili; ben ne yapıyorum, niçin buradayım diyordu

Atalarımızın sözü aklına geliyordu; “Büyük lokma ye, büyük söz söyleme”

Ne çok büyük sözler söylemişti, şimdi bunları nasıl yutacaktı, hâlbuki büyük lokma bir yudum suya bakardı.

“Cennetin kapısını açamasak da, Cehennemin kapısını kapatacağız…”

“HÜDA- PAR’la aynı sandığa bir ülkücüyü kessen girmez…”

Vallahi doğru söylemişsin

“Türk bayrağındaki ‘Türk’ ifadesini çıkarmayı talep eden HÜDA PAR’la Türk milliyetçileri nasıl yan yana gelebilir”

“Recep Tayyip Erdoğan korkusu sizde Allah korkusundan daha öteye gitmiş”

“Türk ismini her yerden silmeye çalışanlara karşı Kızılay’ı yeniden Türk Kızılay’ı yapacağız”

“Sinan Ateş'in ailesine ve sevenlerine sözüm var. Muhsin Yazıcıoğlu'nun dava arkadaşlarına sözüm var. Faili meçhul cinayetleri aydınlatacağımız o an geliyor”

Oğan 24 Nisan’da katıldığı Babala TV söyleşisinde de “Şu an Devlet Bahçeli karşınızda olsa ona ne söylemek istersiniz?” yolundaki soruya şu yanıtı vermişti:

“Türk bayrağındaki ‘Türk’ ifadesini çıkarmayı talep eden HÜDA-PAR’la Türk milliyetçileri nasıl yan yana gelebilir?”

“Ben MHP milletvekiliyken annemi kaybettiğimde MHP liderinden (Devlet Bahçeli) telefonla dahi bir başsağlığı mesajı alamadım. İnsani bir durum yani. 300-500 tane vekil olur, aradan kaçar ama zaten 40 vekildik. Herkes başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, Iğdır'da taziye evimize geldi.”

Sinan Oğan, Türkiye'yi sarsan Kahramanmaraş merkezli depremlerde, çadır sıkıntısı çeken depremzedeleri hatırlatarak, "Devletin sadece uçak kiralamaları için bu yılın ilk 3 ayında harcadığı para ile 120 bin konteyner almak ve halen çadırlarda yaşayan depremzedeleri korunaklı bir alana geçirmek mümkün. Üstelik Cumhurbaşkanlığı’na ait 13 uçak varken... Bizim dönemimizden itibardan tasarruf olacak. SÖZ!" ifadelerini kullanmıştı.

Bir başka Dolmabahçe zirvesi ve Sinan Oğan…

“Bize yer vermeyen, bizi karartan, bizim vergilerimizle yayın yapan ama bize yer vermeyen TRT ekranlarından sesimizi duyurmaya çalışıyoruz” diyen Oğan, “RTÜK Kanunu’nu hiçe sayan, TRT Kanunu’nu hiçe sayan, TRT’yi keyfi bir şekilde yöneten, sabah akşam Cumhurbaşkanı Adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı gösterdiği halde cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan’ı göstermeyen TRT ekranlarında şimdi seçim çalışmalarımı anlatacağım. TRT’nin sayın yöneticileri; siz orada sadece yöneticisiniz Recep Tayyip Erdoğan’ın adamı, memuru değilsiniz” ifadelerine yer vermişti.

“CB Erdoğan şimdiye kadar Tük Milletine çok hakaret etti ama hiç bu kadar açık açık cumhurbaşkanı olduğu ülkenin nüfusunun en az yarısını “becereceğim” dememişti. Tükçede ‘çakalım ve bellerini doğrultamasınlar’ kelimelerini yan yana kullanırsanız manası bellidir.”

Evet, Sinan Bey üç günde siz mi değiştiniz, Cumhurbaşkanı Erdoğan mı değişti anlayamadım…

Sinan Bey siz hiç kandırıldınız mı, çok kötü bir şey? Kuyrukta bekledim ailemle birlikte imza verdim, verdirttim, oy verdim, çünkü size inandım.

Şimdi siz; “Erdoğan’a oy verin, Kılıçdaroğlu’na oy verin” dediğinizde zaten; “Emredersiniz paşam” diyecek mankurtlardan değilim. Ben sadece kandırılmanın üzüntüsünü yaşıyorum. Size oy veren seçmen çok bilinçli seçmen, ikinci turda da kime oy vereceğini ya da hiç oy verip-vermeyeceğini daha baştan kararlaştırmıştı. Partiler oy taşıyabilir, oralarda lider bağlılığı vardır, size oy verenler büyük hesaplar, büyük sorgulamalar yaparak kendi partilerinin liderlerine de sırtlarını dönerek özgür iradelerini kullanan okumuş, bilinçli bir kitle olduğunu asla unutmayın.

Benim hayatta her tür ilişkide şöyle bir sıralamam vardır; önce GÜVEN, sonra SAYGI ve sonra da SEVGİ gelir. Çünkü güvenmediğine asla saygı duymazsın, sahtesi beni ilgilendirmiyor tabi. Güven ve saygı duymadıklarını da baban olsa dahi asla sevemezsin. Yıllardır biriktirdiğin güven ve saygıyı tekrar nasıl inşa edeceksin?

AKP’liler ve MHP’liler tarafından zaman zaman aşağılandığınızı, Meclisteyken bazen AKP’lilerden dayak yediğinizi biliyoruz. Onlarla nasıl barışacaksınız?

Cumhur İttifakı, sahte afişlerle, montaj videolarla halkı kandırdı sizi de mi kandırdı?

Uzatmak istemiyorum Sinan Bey, Türk Milliyetçileri adına yeni bir lider doğuyor diye ne çok sevinmiştim hâlbuki, siz onu çukura gömdünüz.

Ben bu Dolmabahçe zirvelerinden hep ürkmüşümdür, gitmeyecektiniz Dolmabahçe’ye… Dolmabahçe havası biraz sisli, biraz puslu zamanın Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt da "kurt" olarak gittiği Dolmabahçe zirvesine, "kuzu" olarak çıkmıştı. Büyükanıt ölene kadar da orada neler oldu anlatamadı umarım siz anlatırsınız.

Yanlış anlaşılmayayım, ben asla; “Niçin Millet İttifakından yana olmadınız” demiyorum, öylesi de yanlış olurdu. Söyleyeceğiniz tek bir cümleydi; “Bana oy verenler çok bilinçli, okuyan, sorgulayan bir kitle, onlar kime oy vereceklerini bilirler, ben onları yönlendirmek istemem” diyecektiniz. Bu, size oy veren vatandaşlara da saygının gereği değil miydi?

Yazının başlığı; “Sinan Oğan bir kurban mı?”

40 yıllık siyasi hayatında çizgisinde en ufak kırıklık olmayan Oğan’a ne oldu da üç günde bugüne kadarki; davranış ve söylemlerini tamamen inkâr edercesine bir davranış içerisine girdi? Ya kafasına bir chip yerleştirildi ya da derin devlet mi, başka güçler mi bilemem, Oğan’ı kurban mı verdi?

Yazarın Diğer Yazıları