Mustafa Toygar

BOP, BİP kapsamında bir savaş…

Mustafa Toygar

  • 597

Günlerdir İsrail bir avuç Gazze’ye bombalar yağdırıyor. Çocuk, kadın, ihtiyar ve dini, dili, etnik yapısı farklı tüm sivillerin üzerine yeni geliştirdiği öyle bombaları deniyor ki mesela, 25 insanın yaşadığı binaya atılan bir bomba sonrasıcesetlerin buharlaştığı tespit ediliyor.

Bu bir soykırım değil, ötesidir ve Hitler’in yaptığı bunların yanında hafif kalır. Hitler sadece Yahudileri hedef almıştı, Yahudiler kendileri dışındaki tüm insanlığı yok etme savaşı veriyor. Soykırımdan öte, insanlığı katlediyor.

Daha önceki yıllarda da; Gazze katliamı sırasında askerlere ‘Sivilleri öldürmek sevaptır” emri veren ordu hahamı General Avi Ronzki ve geçtiğimiz günlerde yayınladığı bir kitapta ‘Bebekleri katletmek vaciptir” fetvası veren haham İzak Şapiro’dan sonra bir başka haham da ‘Filistinlilerin mallarını çalmanın helal olduğu” fetvasını verdi. Bunlara insan diyebilir misiniz?

Yahudiler; Hitler sonrası mazlumları oynayarak dünya milletlerinin merhametini sömürdüler ve dünyayı kandırarak güçlendiler.

Bugün; tüm sanat dallarında, siyasette, ekonomide, basın-yayında küresel çapta Yahudilerin egemenliğini görebiliyoruz.

Gelelim Filistin’e…

En azından son 150 yıldır Filistin Türk’e hiçbir zaman dost olmadı. Kurtuluş Savaşımız ve öncesinde arkamızdan nasıl hançerlendiğimizi öğrenmek isteyenler tarih kitaplarından okuyabilirler. Cumhuriyet Döneminde ise; Kıbrıs’ta Rumlardan, Karabağ’da Ermenilerden yana tavır aldıklarını biliyoruz. ASALA’yı, PKK, YPG/PYD ve komünist yıkıcı terör örgütlerine topraklarında kamp açarak nasıl destek verdiklerini de biliyoruz.

Tüm bunlar, İsrail’in insanlık dışı vahşetini şiddetle kınamamıza ve lanetlememize mani değildir… Bu vahşette payı olanların soyu kurusun. İsrail’e sesleniyorum, Hitler’i haklı çıkartacak bu eylemlere devam ederseniz kendi sonunuzu hazırlarsınız. Bir zaman gelir bir başka Hitler çıkar soyunuzu kurutur. İsrail’de yaşayan Yahudi vatandaşlarınıza da, Gazze’de yaşayan Filistin vatandaşlarına da insanlığa da yazık ediyorsunuz. Kanla, gözyaşıyla beslenmek zorunda mısınız?

Peki, savaş nasıl başladı?

7 Ekim 2023 tarihinde Paramiliter örgüt olan Hamas’ın silahlı kanandı tarafından İsrail geneline geniş çaplı bir saldırı düzenlendi. Saldırı sonrası İsrail, Hamas için savaş ilanı kararı verdi ve bombardımanlar başladı.

 

Hamas’ın yaptığı İsrail’in ekmeğine yağ sürmek değil mi? Güya Filistin’i kurtarmak için örgütlenen bilumum yapıların başındakiler, kendileri Karun gibi hayat yaşarken sürekli olarak Filistin Halkını, İsrail’in önüne atıyor, hedef yapıyorlar.

Evet, savaşı başlatan Hamas…

Filistin’de yığınla örgüt var ve kimin eli kimin cebinde belli değil. Hamas kime hizmet ediyor,diğerleri kime hizmet ediyor, kim ne biliyor? 

Osmanlı sonrasında, bölgenin karar vericilerive seçkinlerinin, bugüne kadar bir tek konuda doğru ve yararlı karar verdiklerine rastlayan var mı?

İnsan olarak, İsrail’in Gazze’de yaptıkları tüylerimizi diken diken ediyor. Orada Filistinliler değil insanlık katlediliyor. Olup-bitenleri Filistin’e ağıt yakarak geçiştiremeyiz, burada asıl Türkiye’nin güvenliğini ilgilendiren daha önemli konular vardır ve biz bu konulara odaklanmalıyız. 

BOP (Büyük Ortadoğu Projesi), yani Arzı Mevud, yani Vadedilmiş Topraklar, yani BİP (Büyük İsrail Projesi). E. Korgeneral Engin Alan’ın, ‘Ruh İkizi’ kitabında bu konuda Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren önemli uyarıları var. 

Türkiye’nin Başbakanı; “Genişletilmiş Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanıyım” açıklamasını yaptığı günlerde aslında ilk uyarıları Muhsin Yazıcıoğlu yapmıştı. Konuyu bilenlerin katıldığı sempozyum ve konferanslar düzenlemişti ve ben de o etkinliklere katılmıştım.

Türkiye’nin bekasını, güvenliğini, birlik ve bütünlüğünü ileride tehdit edecek olan BOP ve BİP üzerinde önemle durulmalıdır. BOP ve BİP’i öğrenmedikçe İsrail-Filistin savaşını anlayamayız.

2004 yılından bu yana konuşulmaya başlanan BOP ve BİP kapsamında bugüne kadar neler olmuş bir bakalım. Sadece hatırlayabildiğim birkaç oluşum dahi bu projelerin harfi harfine uygulandığını, Hamas’ın dahi bu projelerin uygulanmasına katkı sağladıklarını görebiliriz.

-Arap Baharı adı altında pek çok Arap ülkesinin yönetimi değiştirildi, kanlı olaylar oldu.

-Mısır, Libya, Tunus gibi ülkeler zayıflatıldı.

-Suriye parçalanma noktasına getirildi ve çok zayıflatıldı ki buna Türkiye olarak bizim de katkımız oldu. Güçlü bir Suriye, İsrail ile aramızda tampon devlet olarak güvenliğimize katkı yapardı. Aksi durum ve mevcut gidişat ileride Türkiye ile İsrail’in komşu olmasına kadar varacak yolu açar.

-İsrail, Kudüs’ü başkent ilan etti.

-ABD daha evvel terörist örgüt ilan ettiği PKK üzerinden projelerini sürdürmek yerine PKK’nın Suriye kolu, PYD/YPG üzerinden sürdürmenin daha avantajlı olduğunu gördü. “PYD/YPG terörörgütü değil bizim bölgede güvenlik partnerimiz” açıklamasını yaparak, 60-80 bin kişilik bir ordu kurdu. Bu ordu Cumhurbaşkanımızın açıklamalarına göre de 10 bin tır dolusu bizde dahi olmayan silah ve teçhizatla donatıldı. Bu gücün ne zaman nerde kullanılacağı konusunda ABD ve İsrail’in haricinde bilgisi olan var mıdır?

-Bugün İsrail Gazze’yi sınırlarına katmak üzere, plan tıkır tıkır işliyor.

-Ayrıca Mısır ile Suriye ile aramızın açılması neticesinde Mavi Vatan konusunda ne kadar zora girdiğimizi anlatmaya gerek yok sanırım.

Engin Alan Komutanımızın da ifade ettiği gibi; “Türkiye, bu projelerin hedefindeki ülkelerin en önemlilerinden biridir. Türkiye adeta BOP ve BİP'in kilidi. Proje sahipleri bu kilidi açmak için her yolu deniyorlar ve denemeye de devam edecekler”

E. Korgeneral Engin Alan devam ediyor;“ABD, Rusya'yı kuşatacak, Çin'i izole edecek, Suriye'den sonra İran ve akabinde Türkiye'yi bölüp parçalayacak, "Büyük İsrail’ioluşturacak, ‘ikinci bir İsrail’  fonksiyonuna sahip "Birleşik Kürdistan" ile bir de "Büyük Ermenistan"ın kurulmasıyla sonuçlanacak "BOP"tan da,  "BİP"tenvazgeçmiş değil!”

Amerika niçin bu kadar İsrail’in yanında? 3 Ekim 2001′de İsrail Başbakanı Ariel Sharon; “Biz Yahudiler Amerika’yı kontrol ediyoruz. Amerikalılar bunu biliyor” diyordu.

Amerika’da İsrail’i eleştirenler çok kısa bir süre sonra kendilerini ya hapiste ya da işlerinden kovulmuş buluyorlar. Güçlü Yahudi lobisinin Amerikan Kongresi’ne seçilenleri tek tek incelediği ve birçoklarına finansal destek sunduğu pek çok Amerikalı tarafından biliniyor. 2002 yılında hakkında ortaya atılan ‘rüşvet’ suçlaması nedeniyle 7 yıl hapis yatan Amerikalı eski Kongre üyesi Jim Traficant da ABD’deki Yahudi lobisinin gazabına uğramış olanlardan biri. Traficant, 1984′ten 2002′ye kadar doğup büyüdüğü ve şeriflik yaptığı Ohio eyaletinin Yougnstown kentini Amerikan Kongresi’nde temsil etti. Her seçimde en az yüzde 70′ten fazla oy alacak kadar büyük bir desteğe sahip olan Traficant, Kongre’de İsrail’i en fazla eleştiren bir iki kişiden biri olarak tanınıyordu.

Traficant’ın İsrail’in Amerika’yı Yahudi lobisi aracılığıyla kontrol ettiğine dair lafını esirgemediği ifadeleri başına dert oldu. 2002 yılında Traficant hakkında ‘rüşvet’ suçlamasıyla dava açıldı ve Traficant Kongre’de 420′ye 1 oyla Kongre’den atıldı. 7 yıl hapse mahkûm olan Traficant, eğer af dileseydi daha az ceza çekebilecekken ‘İşlemediğim bir suç yüzünden hapse atıldığım için af dilemem’ dedi ve ancak geçtiğimiz Eylül ayında 7 yıllık cezasını tamamladı. 

Özetle Yahudi Amerika’yı kontrol ediyor, Amerika dünyayı!....

Yazarın Diğer Yazıları