E. İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı hayırlı olsun… - Mustafa Toygar

E. İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı hayırlı olsun…


İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle yargılandığı davada karar açıklandı. İmamoğlu'na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve siyasi yasak kararı verildi...

‘Ne alakası var, Ekrem İmamoğlu cezaevine girecek, sen cumhurbaşkanı olmasından bahsediyorsun’ diyeceksiniz…

Ne yapalım Türkiye’de işler böyle yürüyor…

Hadi en sondan başlayalım, sonrasında da biraz daha gerilere gidebiliriz.

Hatırlayalım, 1994 yerel seçimlerini..

Necmettin Erbakan’ın Refah Partisinin dışında kamuoyu tarafından pek tanınmayan, Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olan R.Tayyip Erdoğan, partisi tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösteriliyor.

E. İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı hayırlı olsun…

Erdoğan’ın bu seçimi kazanacağı genel kamuoyunun aklının ucundan bile geçmiyordu. Karşısında; İstanbul’un efsane belediye başkanı Bedrettin Dalan, Süleyman Demirel’in akrabası Devlet Planlama Müsteşarı İlhan Kesici ve ünlü sanatçı Zülfü Livaneli gibi isimler vardı. Erdoğan %25 oy oranıyla olsa da bütün bu isimleri alt ederek belediye başkanlığını kazanıyordu.

Erdoğan’ın hedefi belediye başkanlığının çok ötesindeydi. İstanbul Belediye Başkanıydı ama bir parti lideri gibi Türkiye’yi geziyor, konuşmalar yapıyordu. Tıpkı bugün Ekrem İmamoğlu’nun yaptığı gibiydi.

İşte bu konuşmalardan birini de Siirt’te yapmıştı. Dava konusu olan konuşmanın özeti; “Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz, camiler ise kışlalarımızdır. Okunan ezanı kimse susturamayacak. Türkiye’deki ırk ayırımına kesinlikle son vereceğiz. Çünkü RP diğer partilerle zıt fikirde.” Taraflı-tarafsız çoğunluk bu konuşmada suç unsuru görmüyordu. Zaten istenen de o değil miydi? Önce mağduriyet yaratmak akabinde kahramanlaştırmak…

Gazetelere düşen haber: “R. Tayyip Erdoğan, 6 Aralık 1997'de Siirt'te düzenlenen bir açık hava toplantısı sırasında topluluğa yaptığı konuşmada kullandığı ifadeler sebebiyle "halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" gerekçesiyle kendisine açılan dava sonucunda 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Belediye başkanlığı görevinden ayrılarak 26 Mart 1999'da girdiği cezaevinde dört ay on gün kaldıktan sonra 24 Temmuz 1999'da tahliye edildi.”

Gayrı Erdoğan bir kahramandı, Türkiye’de siyasal İslam’ın mimarı, yılların siyasetçisi E. Başbakan Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı dahi alt etmiş, önce başbakan sonrasında da cumhurbaşkanı olmuştu.

Hadi bir de 12 Eylül darbesinin mağdurlarına göz atalım:

AP Genel Başkanı Süleyman Demirel,

CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit,

MSP Genel Başkanı Necmettin Erbakan,

MHP Genel Başkanı Alparslan Türkeş

Türkiye’nin o yıllarda bu dört büyük partisinin genel başkanları gözaltına alınmış, tutuklu kalmış ve nihayetinde siyasetten yasaklanarak büyük mağduriyetler yaşatılmıştı. Bu mağduriyetler bu siyasi liderleri kahramanlaştırmış, hemen arkasından siyasi yasakları kaldırılmıştır.

Süleyman Demirel, önce başbakan sonra da cumhurbaşkanlığı yapmıştır. Yine Necmettin Erbakan ve Bülent Ecevit de Başbakanlık yapmıştır. Alparslan Türkeş’in ömrü yetseydi o da cumhurbaşkanlığı yapacaktı.

Bu ülkede önce mağduriyet yaşatacaksın ki kahramanlaştırabilesin. Sonra hangi makamdan yer beğeniyorsan!...

AKP yanlış üstüne yanlış yapıyor, mağduriyetle geldiniz, mağdur ederek gidebileceğinizi hesaplayamıyor musunuz?

Evet, 14 Aralık 2022 tarihi itibariyle altılı masanın adayı Ekrem İmamoğlu olacağı netleşmiştir. Kılıçdaroğlu’na rağmen Akşener’in hesapları doğrultusunda siyaset şekilleniyor.

Ne diyelim, Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hayırlı olsun…

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Oca

Muhalefet uyan…

31Ara
31Ara
31Ara
15Ara