Hekimlere yasal küçük notlar… - Abdulkadir Destan - Hukuki farkındalık notları

Hekimlere yasal küçük notlar…


Tedavi; kişilerin bedensel, fiziksel veya ruhsal (psikolojik) bir hastalığını, noksanlığını teşhis ve tedavi etmek ya da bu mümkün olmadığı takdirde, hastalığını hafifletmek ya da acısını dindirmek ya da onları böyle bir rahatsızlıktan korumak ya da nüfus planlaması amacı için, tıp mesleğini icraya kanunen yetkili kimseler tarafından, tıp bilimince kabul görmüş kural ve esaslara uygun olarak gerçekleştirilen, en basit teşhis ve tedavi yönteminden başlayarak en ağır cerrahi müdahaleye kadar uzanan her çeşit faaliyettir.

Tabii ki bu faaliyetleri gösterirken; dikkat edilmesi gereken birkaç başlıklar.

 -Sorumlu Kişilerce Yapılması

-Biliminin Verilerine Göre Gerekli ve Bu Verilere Uygun Tıbbi Müdahale

-Kanunen Öngörülmüş Amaca Uygun Tıbbi Müdahale

-Aydınlatılmış Hastanın Rızasının alınması

İnsan doğduğu andan itibaren yasanın kendisine sağladığı olanaklar ve dürtüler haktır.

Yalnız bu hakkı verirken sizin topluma karşıda yapmanız gereken sorumlulukları vardır.

Hakkın kullanılması toplumsal sözleşmeye uygun ise karşı tarafta bunu yapması için bir yükümlülüğü gerektirir.

Hak sahibi bu yetkiyi kullandığı zaman, yani herhangi bir talepte bulunduğu zaman, karşı taraf için bir yükümlülük, bir ödev ortaya çıkmaktadır.

Hekimlere yasal küçük notlar…

Bir yerde sorumluluktan bahsediliyorsa, hemen yanı başında haktan da bahsetmek gerekir.

Örneğin hukuk düzenin sağladığı kendisini aşılama isteği, karşı tarafta bir yani doktorda bir yükümlük oluşturur.

Güncel olarak baktığımız zaman DOKTORUN HASTAYI GÖRDÜĞÜ ZAMANDAN İTİBAREN HASTANIN HER OLGUSUNDAN SORUMLUDUR.

Yeşil alanda ki gördüğü hastanın, takibi için gerekli özen ve dikkat göstermesi zorunludur. Çünkü alanların semptomları geçirgenlik göstermektedir.

(Bu konuda ileride daha detaylı yazı kaleme almayı düşünüyorum. Çünkü şu an acillerde yaşanan hasta patlamasının hukuki olarak hekimler ve sağlık çalışanlarının farkındalığının artması acil ihtiyaç diye düşünüyorum.)

Diğer sağlık çalışanlarının da yaptığı davranışında sorumluluğu tartışmalıda olsa (OLGUYA GORE DEĞİŞİR) sorumlu olduğuna dair yargıtay kararı mevcuttur.

(Aşağıda ki yargıtay kararı gibi)

Doktorlar hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır.

Doktorun meslek alanı içinde olan hafif dahi olsa bütün kusurları sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

 

Doktorlar hastalarının zarar görmemesi için yalnız mesleki değil, genel hayat tecrübelerine göre herkese yüklenebilecek dikkat ve özeni göstermek zorundadır.

Doktor ufak bir tereddüt gösteren durumlarda bu tereddüdü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada koruyucu tedbirler almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında seçim yaparken hastanın özelliklerini göz ününde tutmalı ve onu gereksiz risk altına sokmamalı, en emin yolu tercih etmelidir.

Gerçekte de mesleki bir iş gören ve doktor olan vekilden, ona güvenen müvekkil titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemekte haklıdır.

Titiz bir özen göstermeyen vekil BK.394/1 uyarınca vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Olayımızda davacı nefes almakta zorlandığı için KBB uzmanı olan davalı doktora muayene olup, davalının önerisi ile ameliyat olduğu, ameliyat sırasında doktorun burun içinde kırılan iğne ucunu tüm uğraşmalarına rağmen bulamayıp çıkaramadığını ve haliyle ameliyata son verdiği, durumdan davacı hastayı da haberdar etmediği, uzun süre davacının kırık iğne ucu burnunda kaldığı ve davacının rahatsızlık duyup davalıya başvurduğunda çekilen film sonucu durumu öğrendiği ve bilahare başka doktor tarafından ameliyatla iğne ucunun davacı burnunda çıkarıldığı taraflar arasında çekişmesizdir.

Ameliyat sırasında kırılan iğne ucunu, tüm aramalara rağmen bulamadığını ve zorunlu olarak ameliyata son verdiğini davalının davacıya ameliyat sonrası bildirmesi gerekirdi.

Davacı da uzun süre vücudundaki kırık iğne ucu ile gezmek durumunda kalmazdı.

Şu durum karşısında orta seviyede tedbirli bir doktorun aynı hal ve şartlar altında göstereceği ihtimam ve özenin, davalıya gösterilmediği açık olup, ihmal ve kusurun kabulü zorunludur.
13.HD.06.11.2000, E.2000/8590 K.2000/9569

Saygıyla…

                                                                 Stj.Av.Tıp.Dr. Abdulkadir DESTAN  

                                                                        Sağlık yönetimi bilimi uzmanı

[email protected]

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
06Oca
01Oca
19Ara

Sözleşme…        

15Ara
01Ara

'Hata ve suç'